YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13346
KARAR NO : 2020/8727
KARAR TARİHİ : 09.12.2020
Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/04/2019 tarihli, 2018/950 esas ve 2019/347 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 21/05/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)Konuyla İlgili Bilgiler:
1-Şüpheli … hakkında, 08/10/2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda; 02/11/2015 tarihli ve 2015/15358 soruşturma, 2015/366 sayılı karar ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, tedaviye tabi tutulmak suretiyle bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun’un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına, karar verildiği, kararın şüpheliye 20/11/2015 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi uyarınca tebliğ edildiği, kararın tebliği ve kesinleşmesi beklenmeden infazı için 04/11/2015 tarihinde Aydın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2-Aydın Denetimli serbestlik Müdürlüğünün 04/11/2015 tarihli ve 2015/2071 DS sayılı çağrı yazısının 13/11/2015 tarihinde tebliğ edildiği, şüphelinin müdürlüğe başvurduğu, 23/11/2015 tarihinde hükümlü bilgilendirme formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, tedavi programı düzenlendiği, hastanenin 11/12/2015 tarihli yazısında, şüphelinin 09/12/2015 tarihli randevusuna gelmediğinin bildirilmesi üzerine uyarılmasına karar verildiği, uyarı kararının şüpheliye 17/12/2015 tarihinde müdürlükte elden tebliğ edildiği, aynı tarihte yeniden hastaneye sevkedildiği, tedavi programı düzenlendiği, hastanenin 01/02/2016 tarihli raporunda tedavisine gerek olmadığının, denetimli serbestlik tedbirinin infazının müdürlükteki denetim görevlileri tarafından sürdürülmesinin uygun olduğunun bildirilmesi üzerine denetim planı hazırlandığı, şüphelinin 29/06/2016 tarihli grup/seminer çalışmasının 4. oturumuna katılmaması nedeniyle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 30/06/2016 tarihli kararı ile dosyanın kapatılmasına karar verilerek 11/07/2016 tarihinde Aydın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
3-Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 27/07/2016 tarihli, 2015/15358 soruşturma, 2016/4031 esas ve 2016/3435 sayılı iddianamesi ile, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 53.maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Aydın 3.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
4- Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/02/2018 tarihli ve 2016/1247 esas, 2018/241 sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın şüpheliye 20/11/2015 tarihinde tebliğ edildiği, 15 günlük itiraz süresi beklenmeden ve karar kesinleşmeden infazı için 04/11/2015 tarihinde Aydın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, müdürlükçe çıkarılan çağrı kağıdının yok hükmünde olduğu gerekçesiyle kamu davasının durmasına ve kararın usulüne uygun şekilde tebliği ve kesinleşmesinden sonra denetimli serbestlik tedbirinin infazı için savcılığa müzekkere yazılmasına, karar verildiği, kararın 28/02/2018 tarihinde kanun yoluna gidilmeden kesinleştiği,
5- Sanığın 20/12/2017 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 03/04/2018 tarihli, 2017/29646 soruşturma, 2018/2295 esas ve 2018/1704 sayılı iddianamesi ile, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
6- Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/09/2019 tarihli ve 2018/805 esas, 2019/1173 sayılı kararı ile, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/1247 esas, sayılı dosyasında durma kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği, yargılamaya devam olunamayacağı gerekçesiyle kamu davasının durmasına ve savcılığa bildirimde bulunulmasına, karar verildiği, kararın 20/09/2019 tarihinde kanun yoluna gidilmeden kesinleştiği,
7- Sanığın 14/03/2018 tarihinde tekrar uyuşturucu madde ile yakalandığı, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 25/10/2018 tarihli, 2018/6764 soruşturma, 2018/7375 esas ve 2018/5686 sayılı iddianamesi ile, sanığın 5237 sayılı TCK 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Aydın 4. Asliye Ceza mahkemesine kamu davası açıldığı,
8-Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 16/04/2019 tarihli ve 2018/950 esas, 2019/347 sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine, 2 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 26/04/2019 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B -)Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02/11/2015 tarihli ve 2015/15358 soruşturma, 2015/366 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunun daha önce açılan kamu davasından sonra 14/03/2018 tarihinde tekrar işlendiği gerekçesiyle Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 25/10/2018 tarihli ve 2018/6764 soruşturma, 2018/7375 esas, 2018/5686 sayılı iddianamesiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 62 ve 51. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine dair Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/04/2019 tarihli ve 2018/950 esas, 2019347 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre;
Şüpheli hakkında, 08/10/2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca 02/11/2015 tarihli ve 2015/15358 soruşturma, 2015/366 sayılı kararı ile 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine, beş yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ayrıca “yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması” halinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılacağı hususunun ihtar edilmesine karar verildiği, anılan kararın şüpheliye 27/11/2015 tarihinde tebliğ edildiği, karara karşı 15 günlük itiraz süresi geçmesi ve kesinleşmesi beklenilmeden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 04/11/2015 tarihinde Aydın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne infaz edilmek üzere gönderildiği ve denetim tedbirlerine ilişkin tutanağın 23/11/2015 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği,
Şüphelinin Aydın Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünün 30/06/2016 tarih ve 2015/2071 DS, 2016/324 sayılı kararı ile Denetimli Serbestlik Yönetmeliğinin 42. maddesinde sayılan haller ve ilgili Yönetmeliğin 44/3. maddesi gereğince 1 yıl içinde ikinci ihlali gerçekleştirerek ihlalde ısrar ettiğinin ihbar edilmesi üzerine, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 27/07/2016 tarihli ve 2015/15358 soruşturma, 2016/4031 esas, 2016/3435 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle yargılamaya devam edilemeyeceği dikkate alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 223/8. maddesi uyarınca davanın durmasına ve bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına dair Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/02/2018 tarihli ve 2016/1247 esas, 2018/241 sayılı kararı sonrasında anılan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edildiğine dair belgeye dosya arasında rastlanmadığı,
Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 26/05/2016 tarihli ve 2016/1582 esas, 2016/3201 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, kesin karar olarak verilerek ve şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı nazara alındığında,
Somut olayda sanığın 14/03/2018 tarihli anılan suç kapsamındaki eylemi nedeniyle, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 25/10/2018 tarihli ve 2018/6764 soruşturma, 2018/7375 esas, 2018/5686 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesince, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02/11/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden denetim planı hazırlandığı, Aydın Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına başlandığı cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/04/2019 tarihli ve 2018/950 esas, 2019347 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Şüpheli … hakkında, 08/10/2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02/11/2015 tarihli ve 2015/15358 soruşturma, 2015/366 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararı takiben yükümlülüklerini ihlalde ısrar ettiği gerekçesiyle kamu davası açıldığı, kamu davasının açılmasından sonra 14/03/2018 tarihinde tekrar kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği gerekçesiyle Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 25/10/2018 tarihli ve 2018/6764 soruşturma, 2018/7375 esas, 2018/5686 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/04/2019 tarihli ve 2018/950 esas, 2019347 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 62 ve 51. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Şüpheli hakkında, 08/10/2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca 02/11/2015 tarihli ve 2015/15358 soruşturma, 2015/366 sayılı kararı ile 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca beş yıl sure ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ayrıca “yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması” halinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılacağı hususunun ihtar edilmesine karar verildiği, anılan kararın şüpheliye 20/11/2015 tarihinde tebliğ edildiği, kararın tebliği, karara karşı 15 günlük itiraz süresinin geçmesi ve kararın kesinleşmesi beklenilmeden 04/11/2015 tarihinde Aydın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne infaz edilmek üzere gönderildiği, 04/11/2015 tarihli ve 2015/2071 DS sayılı çağrı yazısının 13/11/2015 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği, şüphelinin müdürlüğe başvurması üzerine 23/11/2015 tarihinde hükümlü bilgilendirme formu imzalatılarak tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlandığı, Aydın Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünün 30/06/2016 tarih ve 2015/2071 DS, 2016/324 sayılı kararı ile, şüphelinin 1 yıl içinde ikinci ihlali gerçekleştirerek ihlalde ısrar ettiğinin ihbar edilmesi üzerine, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 27/07/2016 tarihli ve 2015/15358 soruşturma, 2016/4031 esas, 2016/3435 sayılı iddianamesi ile Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/02/2018 tarihli ve 2016/1247 esas, 2018/241 sayılı kararı ile; kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın şüpheliye 20/11/2015 tarihinde tebliğ edildiği, 15 günlük itiraz süresi beklenmeden ve karar kesinleşmeden infazı için 04/11/2015 tarihinde Aydın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, müdürlükçe çıkarılan çağrı kağıdının yok hükmünde olduğu gerekçesiyle kamu davasının durmasına ve kararın usulüne uygun şekilde tebliği ve kesinleşmesinden sonra denetimli serbestlik tedbirinin infazı için savcılığa müzekkere yazılmasına, karar verildiği, kararın 28/02/2018 tarihinde kanun yoluna gidilmeden kesinleştiği, ancak bu karardan sonra anılan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edildiğine dair belgeye dosya arasında rastlanmadığı,
28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK’nın 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.” şeklindeki düzenleme gereği, “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmesinin gerektiği, şüpheli hakkında verilen karar kendisine tebliğ edilmeden ve itiraz hakkı beklenilmeden, dolayısıyla kesinleşmeden Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, bu nedenle Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yapılan tebligatların hukuki sonuç doğurmayacağı anlaşıldığından usulüne uygun bir tedavi ve denetimli serbestlik infaz süreci bulunmadığından kamu davasının açılma koşulunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir.
Somut olayda; sanığın 14/03/2018 tarihli eylemi nedeniyle, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 25/10/2018 tarihli ve 2018/6764 soruşturma, 2018/7375 esas, 2018/5686 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda; Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02/11/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın kesinleşmeden denetim planı hazırlandığı ve Aydın Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına başlandığı anlaşıldığından, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesince, kamu davasının durmasına karar verilerek, tedavi ve denetimli serbestlik infaz sürecinin beklenmesi, 5237 sayılı TCK’nın 191/5. maddesinde yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D)Karar:
Açıklanan nedenlere göre; kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 223/8-2. cümlesi uyarınca şartın gerçekleşmesini beklemek üzere kamu davasının durmasına ve tedavi/denetimli serbestlik tedbirinin infaz sürecinin beklenilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/04/2019 tarihli ve 2018/950 esas, 2019/347 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının ( a ) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
09/12/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.