Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2019/3587 E. 2020/4958 K. 12.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3587
KARAR NO : 2020/4958
KARAR TARİHİ : 12.10.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, dava konusu 5227 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki 5 nolu bağımsız bölümünü davalıların tehdit ve korkutmaları sonucunda tapuda devretmek zorunda kaldığını, işlemin geçersiz olduğunu, davalıların birlikte hareket ettiklerini ileri sürerek tapu iptali-tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalılar … ve …, hak düşürücü sürenin geçtiğini, herhangi bir korkutmanın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlar; diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, korkutmanın sona erdiği tarihten itibaren dava tarihinde kadar bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin karar, Dairece; “… Kabul edilmelidir ki, TBK’nın 39. (BK’nın 31.) maddesindeki sürenin işlemeye başlamasında, iradeyi sakatlayan nedenin (korkutma) önem derecesi ancak iradesi sakatlanan kimse tarafından doğru şekilde takdir edilebilir. Olaya bu açıdan bakıldığında ikrahın(korkutmanın) önemini yitirdiği an, iradesi sakatlanan kişi için korkunun silindiği, diğer bir deyişle korkutan kişi ya da kişilerin yarattığı korkutmadan kaynaklanan zarar görebilme yönündeki endişenin ortadan kalktığı, kendisini psikolojik açıdan güven içerisinde hissettiği andır. Davacının şikayeti ve ceza davasına katılması, ceza soruşturmasının başlaması, ceza davasının açılması ve davalıların tutuklanmaları gibi hususlar salt korkunun ortadan kalktığını gösteren etkenler olarak sayılamaz. Hal böyle olunca, tarafların tanık da dahil tüm delillerinin eksiksiz toplanması ve ondan sonra TBK’nın 39. (BK’nın 31.) maddesindeki sürenin geçip geçmediğinin değerlendirilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir…” gerekçesi ile bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; iddiaların ispatlandığı, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin ilamı ile davaya konu taşınmazın tehdit ve baskı ile davacıdan alındığının subûta erdiği gerekçeleri ile tapu iptali ve tescile; kayıt maliki olmadığı gerekçesi ile davalılar Ahmet ve Müfide Arzu yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı … vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verildiği, davalılar Ahmet ve Müfide Arzu’nun diğer davalı … ile birlikte hareket ederek davacıyı zararlandırdıkları, haksız fiil niteliğindeki davada yargılama giderlerinden tüm davalılar sorumlu olacak iseler de bu husus temyiz konusu yapılmadığından bozma sebebi yapılmamış olup, davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 14.345.10 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, 12/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.