Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/21412 E. 2021/1477 K. 02.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21412
KARAR NO : 2021/1477
KARAR TARİHİ : 02.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Haczedilen malların niteliği de dikkate alınarak, İcra Müdürlüğüne herhangi bir bildirimde bulunmayarak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle mahcuzun kaybolmasına ve eksilmesine neden olan ve haczin yapıldığı inşaatta bekçi olduğunu beyan eden sanığın eyleminin, TCK’nın 289/3. maddesinde tanımlanan önödemeye tabi suçu oluşturacağı gözetilmeden, aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
2-7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK’na eklenen geçici 5/1-d maddesi ile 01.01.2020 tarihi itibariyle hükme bağlanmış dosyalarda basit yargılama usulü uygulanmaz düzenlemesi getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli kararıyla bu düzenlemenin iptal edilmiş olması karşısında TCK’nın 7. maddesi ile birlikte yapılan değerlendirmede, CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren, TCK’nın 289. maddesinde düzenlenen muhafaza görevini kötüye kullanma suçu yönünden, aynı Kanun’un 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
3-Kabul ve uygulamaya göre de; sanığa yüklenen muhafaza görevini kötüye kullanma suçu için 5237 sayılı TCK’nın 289/1-1. maddesinin suç tarihinde yürürlükte bulunan şekli ile “Üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin

güne kadar adli para cezası” yaptırımlarının birlikte öngörüldüğü, yasada hapisle birlikte öngörülen adli para cezasının gün sayısının alt sınırının gösterilmediği hallerde aynı Yasa’nın 52/1. maddesi gereğince alt sınırın beş gün olduğu; somut olayda “Suçun işleniş özelliği ve suçlunun kişiliği” nazara alınarak hapis cezası yasa maddesinde gösterilen alt sınırdan belirlendiği halde, aynı gerekçeyle adli para cezasının, gün sayısının 5 gün yerine, 6 gün olarak belirlenmesi suretiyle TCK’nın 289/1 ve 52/1. maddelerine aykırı davranılması sonucu, fazla adli para cezasına hükmedilmesi,
4-18/06/2014 tarihinde kabul edilip 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi gereğince “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü de gözetilerek, sanığa hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.