YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30221
KARAR NO : 2021/1473
KARAR TARİHİ : 02.02.2021
Mala zarar verme suçundan sanık …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/02/2019 tarihli ve 2018/1142 esas, 2019/190 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 15/09/2020 gün ve 4554-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/10/2020 gün ve 2020/82064 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Mala zarar verme suçundan sanık …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 168/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/02/2019 tarihli ve 2018/1142 esas, 2019/190 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21/01/2014 tarihli ve 2013/2-686 esas, 2014/19 karar sayılı ilamında “Mala zarar verme suçunun konusu ile hırsızlık suçunun konusunun aynı tanışır mal olması halinde, ayrıca mala zarar verme suçundan da ceza verilmemesi gerekmektedir. Ancak hırsızlık eylemi gerçekleştirilirken suça konu mal dışında bir başka eşyaya zarar verilmiş ise, mala zarar verme suçu ayrıca gerçekleşecektir. Örneğin, aracın camı kırılarak içerideki telefonun alınması halinde hırsızlık suçu yanında, ayrıca hırsızlık suçunun konusunu oluşturmaya araç camının kırılmış olması nedeniyle mala zarar verme suçu da oluşacaktır. Bununla birlikte hırsızlık suçunun konusunu oluşturan eşyanın çalınması sırasında ayrıca bu eşyaya zarar verilmesi de söz konusu olduğu hallerde, bu durum 5237 sayılı TCK’nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde göz önünde bulundurulmalıdır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın hırsızlık suçunun konusunu oluşturan aracın kapısına zarar verip, kontak kilidini kırarak düzkontak yapıp çalıştırarak aracı götürmesi suretiyle çalması şeklindeki olayda, eylem gerçekleştirilirken suç konusu aracın direksiyon muhafazasının kırıldığı ve sağ ön kapının zarar gördüğü sabittir. Sanığın suç konusu araçla ilgili olarak hırsızlık eylemini gerçekleştirebilmek için araçtan bağımsız olan başkaca bir mala zarar vermesi söz konusu olmayıp, bizzat suç konusu olan araç üzerinde meydana gelen bir zarar bulunmaktadır. Burada suçun konusunu oluşturan mal, aracın tamamı olup, zarar da aracın çalınmasıdır. Bu nedenle sanığın, suça konu aracın kapısına zarar verip düz kontak yaparak çalması biçimindeki eylemi nedeniyle
hırsızlık suçunun yanında, ayrıca mala zarar suçundan da hüküm kurulması isabetli değildir.” şeklinde belirtildiği üzere, sanığın mağdura ait motosikleti çaldıktan sonra depo kilidi ve motosiklet kilidini bozduğu ve plakasını sökmesi şeklinde gerçekleşen eylemden ötürü ayrıca mala zarar verme suçundan hüküm kurulamayacağı, sanığın bu suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık … hakkında, müştekiye ait motosikleti çalıp, ayrıca depo kilidi ile motosiklet kilidini bozarak ve plakayı sökerek zarar vermesi nedeniyle hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulmuş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 21.01.2014 tarih, 2013/2-686 Esas ve 2014/19 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı, eylemin bir bütün olarak hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden sanığın ayrıca mala zarar verme suçundan da cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, sanık hakkında mala zarar verme suçu ile ilgili olarak (AYDIN) 4. Asliye Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 21.02.2019 tarihli ve 2018/1142 Esas, 2019/190 Karar sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle, unsurları oluşmayan mala zarar verme suçundan sanığın BERAATİNE, tayin olunan cezanın çektirilmemesine, 02/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.