YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18387
KARAR NO : 2020/3324
KARAR TARİHİ : 11.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının 1 parsel sayılı taşınmazın maliki, kendisinin 2 parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduğunu, davalı ile aralarındaki yazılı anlaşma gereği 1 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kullanımının kendisine bırakılmasına rağmen bu bölümün tapuda devir edilmediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile aralarındaki anlaşma uyarınca belirlenen bölümün adına tesciline, aksi takdirde sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiş, yargılama aşamasındaki beyanında davacının talebi olmadığından tapuda devri gerçekleştirmediğini belirtmiştir.
Mahkemece, davalının kabul beyanı da gözetilerek davanın kabulüne dair verilen karar, davacı vekilince yargılama giderlerine hasren temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu, ahşap iki katlı ev ve arsası nitelikli 119 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı olduğu, aynı ada 2 parsel sayılı taşınmazda davacının 3/32 pay ile paydaş olduğu, davalının 119 ada 2 parsel sayılı taşınmazda kayıttan veya mülkiyetten kaynaklı bir hakkının bulunmadığı, taraflar arasında akdedilen 25.07.2000 tarihli sözleşme uyarınca davalıya ait 1 parsel sayılı taşınmazın tahminen 5m²’lik kısmının davacıya temlik edileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma karar vermeye elverişli değildir.
Şöyle ki, imar mevzuatı açısından taşınmazların ifrazının mümkün olup olmadığının belirlenmesi kamusal nitelik taşımaktadır. Eldeki davada ise taşınmazın ifrazının mümkün olup olmadığı sorularak araştırılmadan sonuca gidildiği açıktır. Davanın davalı tarafından kabulü de bu araştırmanın gerekliliğini ortadan kaldırmaz.
Hal böyle olunca; belediye encümen kararına dayalı olarak dava konusu 119 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ifraz edilip edilemeyeceğinin sorularak araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmesi gerektiğinden aleyhe bozma yasağı kuralına aykırılık teşkil etmez.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 11.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.