Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/17052 E. 2021/2374 K. 28.01.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17052
KARAR NO : 2021/2374
KARAR TARİHİ : 28.01.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Basit yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanık lehine olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1) Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek olan hükmün, açıklanmasına karar verilen yeni hüküm olduğu, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan ve yeterli gerekçe gösterilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle Anayasa’nın 141. ve 5271 sayılı CMK’nin 34 ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılması,
2) Dosya kapsamına göre; tarafların karşılıklı olarak birbirini yaraladığı ve görgü tanığının da bulunduğu olayda ilk haksız hareketin kim tarafından kaynaklandığının tespitine çalışılması, bu mümkün olmadığı takdirde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu hal nedeniyle sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Dosya kapsamına göre, dinlenen tanıklardan Ali’nin ve katılanın beyanlarında sanığın yaralama eylemini sopa ile gerçekleştirdiğini ifade ettikleri, katılanın adli raporunda “kafada pariatelde künt travmaya bağlı 1 cm.’lik cilt cilt altı doku kesisi, sağ kulak kepçesi arka bölgesinde yüzeyel ekimoz” şeklindeki bulguların katılan ve tanığın beyanını desteklemesi karşısında, sanık hakkında TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 – K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 28.01.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.