Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2009/11646 E. 2010/7372 K. 17.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11646
KARAR NO : 2010/7372
KARAR TARİHİ : 17.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … ve … aleyhine 13/02/2001-15/12/2004 gününde verilen dilekçeler ile trafik kazasın nedeniyle tazminatın dava ve birleşen dava ile istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/06/2007 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davalılardan araç sahibi … hakkındaki istem, trafik kazasına karışan aracın olay gününden önce, dava dışı üçüncü kişiye satılmış olduğu gerekçesiyle, reddedilmiş; diğer davalı sürücü … hakkındaki istemin ise bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Zarara yol açan olaya karışan araç, trafikte davalılardan … adına kayıtlıdır. Davacı, bu kaydı esas alarak davasını işleten sıfatıyla ona yöneltmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 3 ve 19. maddelerine göre trafik kaydı “işleteni” kesin olarak gösteren bir belirti (karine) değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin üçüncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasal düzenleme de yoktur. İşletenlik, trafik kaydı adına olan kişiden mülkiyeti muhafaza kaydı ile satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süre ile kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişiye geçmiş olur. Bu bakımdan işletenliğin kayda rağmen başkasına geçmiş bulunduğu her zaman kanıtlanabilir. Fakat bu konuda getirilecek kanıtların üçüncü kişiler yönünden bağlayıcı nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını ortan kaldıracak (halele uğratacak) bir sonuç yaratmaması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 20/d maddesinde, motorlu araçların her çeşit satış ve devir işleminin noterce gerçekleştirilmesi yeterli olup trafik siciline tescil aranmaz.
Yerel mahkemece, araç mülkiyetinin yasal olarak dava dışı üçüncü kişiye devredilmediği, adi yazılı sözleşmenin davacının hukuki haklarını etkilemeyeceği gözetilerek, davalılardan …’ün de dava konusu zarar nedeniyle sorumlu tutulması gerekirken, yanlış değerlendirme ve yerinde olmayan gerekçeyle, adı geçen davalı hakkındaki istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; davacının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17/06/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.