YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2180
KARAR NO : 2021/310
KARAR TARİHİ : 02.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı borçlular hakkında başlattığı icra takibi üzerine borçlu adına kayıtlı bulunan 40 DH 225 plakalı aracın trafik kaydı üzerine haciz konulduğunu, davalının da borçlu hakkında icra takibi başlattığını ve hacze konu araç üzerinde davalının rehninin bulunduğunu, rehne konu aracın müvekkiline ihale olunduğunu, düzenlenen sıra cetvelinde hukuka aykırı olarak davalının hukuken geçersiz rehnine ve gerçekte var olmayan alacağına dayalı olan takibine konu alacağına 1. sırada yer verildiğini ileri sürerek, 1. sıradaki davalı alacaklıya pay ayrılmasına ilişkin kararın iptali ile bu payın alacakla sınırlı olmak üzere müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın kötüniyetli olduğunu, davacının yapmış oldukları takibe itiraz etmeden ihaleye girdiğini ve ihalenin davacıya kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 15.06.2015 tarih ve 2014/9359 E. 2015/4560 K. sayılı ilamıyla hükümde denetime elverişli gerekçe oluşturulmadığından bahisle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda tüm dosya kapsamına göre, davalı rehin sözleşmesinin davacıya yapılan borçlandırıcı işlemden önce olduğu, araç satışından kaynaklı borçtan dolayı yapılmış rehin sözleşmesi olduğu için ticaret siciline kaydı gerekmediğinden rehin sözleşmesinin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı ,davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle 6750 sayılı Kanun’un 8/3.maddesinde özel kanunlarda tescile ilişkin hükümler saklı tutulmuş olduğundan somut olayda KTK’ya göre trafik siciline kaydedilmiş rehnin geçerli olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.