Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2017/7181 E. 2020/8287 K. 30.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/7181
KARAR NO : 2020/8287
KARAR TARİHİ : 30.11.2020

Mahkeme : ADANA 6. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : Mahkûmiyet

Dosya İncelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde yer alan “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek…” ve 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesindeki ”… kararda taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.” şeklindeki düzenlemeler gözetildiğinde, tebliğnamedeki sanık … yönünden “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” kısmının hüküm fıkrasından çıkartılması gerektiğine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık … hakkında hüküm kurulurken, TCK’nın 61/5. maddesinde belirtilen sıraya aykırı şekilde, önce “yaş küçüklüğü” nedeniyle TCK’nın 31/3. maddesi gereğince; ardından etkin pişmanlık hükümlerini düzenleyen TCK’nın 192/3. maddesi uyarınca indirim yapılmış ise de, doğru sıra ile uygulama yapıldığında sanık aleyhine olacak şekilde “100 gün adli para cezası” belirleneceği de dikkate alındığında, bu husus karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri ve aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Sanık … hakkında yaş küçüklüğü nedeniyle indirim uygulanan hüküm fıkrasında, maddi hata sonucu, “5 yıl 4 ay” olarak belirlenen sürenin, hapis cezası olduğu belirtilmeden, infazda tereddüte yol açacak şekilde hüküm kurulması,
2)Sanıklar hakkında hükmedilen adli para cezasının, TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesi sırasında, infazda tereddüte yol açacak şekilde taksit aralığının gösterilmemesi,
3)Suç tarihinde on sekiz yaşından küçük olan sanık … hakkında, TCK’nın 52/4. maddesinin uygulanması sırasında, 5275 sayılı Kanunun 106/4. maddesine aykırı olacak şekilde, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarında bulunulması,
4)Hükümden sonra 24/11/2015 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile TCK’nın 53/3. fıkrasında yapılan değişiklik nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanık …’ın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin CMUK’nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
1)Sanık … hakkında yaş küçüklüğü nedeniyle indirim uygulanan hüküm fıkrasında yer alan “5 yıl 4 ay” ibaresinden sonra gelmek üzere “hapis cezası ve” ibaresinin eklenmesi,
2)Sanıklar hakkında adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin hüküm fıkralarında yer alan “12 eşit taksitle” ibarelerinden önce gelmek üzere, “birer ay ara ile ödenmek üzere” ibarelerinin eklenmesi,
3)Sanık … hakkında hükmolunan adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bölümde yer alan “…ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrileceğinin…” ibaresinin hükümden çıkarılması,
4)Sanık … hakkında TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli iptal kararı ve 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile TCK’nın 53/3. fıkrasında yapılan değişiklikten sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
Suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.