YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17652
KARAR NO : 2012/3319
KARAR TARİHİ : 20.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davaya konu 34 UF 9614 plakalı aracın davalı …’e satılarak teslim edildiğini ancak araç devrinin yapılmadığını, bu dönemde diğer davalının 29.04.2007 tarihinde karıştığı trafik kazası sonrasında hasar verilen dava dışı araç sahiplerine, araçların sigortalandığı şirketler tarafından ödeme yapıldığını, sonrasında kusuru nedeniyle araç maliki olarak kendilerinden bu ödemelerin rucuen talep edildiğini, bu bağlamda 9.558 TL ödemede bulunduklarını, bu ödemenin tahsili amacıyla davalı … hakkında icra takibi yaptıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek icra takibine yapılan haksız itirazın iptalini, diğer davalıdan ise bedelin tahsilini talep etmiştir.
Davalı …, kaza tarihinde aracın kendisine ait olmadığını, kendisine husumetin yöneltilemeyeceğini savunmuş, davalı … duruşmaya katılmamış, davacıya cevap da vermemiştir.
Mahkemece davalı … yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulü ile davalı … lehine 9.558 TL üzerinden % 40 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmiş,karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK.nun 72. maddesinin beşinci fıkrası gereğince alacaklı davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilebilmesi için, icra takibinde haksız olmasının yanında kötüniyetli olması da gereklidir. Dava konusu olayda davacının, takipte kötüniyetli olduğu, sırf davacıyı zarara uğratmak kastıyla hareket ettiği ispat edilemediğine göre davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Birinci bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararın ‘Hüküm’ başlıklı bölümün 1. bendinde yer alan “Takip miktarı 9.558,00 TL üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalı …’a verilmesine” sözlerinin karardan çıkarılmasına, şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine “sözcüklerinin yazılmasına” hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 107,45 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 20.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.