Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2010/16159 E. 2012/5015 K. 15.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16159
KARAR NO : 2012/5015
KARAR TARİHİ : 15.03.2012

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava ve birleşen dava, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-)Asıl dava yönünden yapılan incelemede;
Kurum tarafından, …sayılı takip dosyaları kapsamında çıkarılan 28.06.2010 tarihli 9 adet ödeme emrinin 30.06.2010 tarihinde bizzat davacıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Dava dışı limited şirketin prim ve fer’ilerinden oluşan borcundan dolayı aleyhine 6183 sayılı Kanunun 58. maddesi hükmüne göre gönderilen…sayılı takip dosyaları kapsamında çıkarılan 28.06.2010 tarihli 9 adet ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük hak düşürücü süreyi geçirdikten sonra iş bu davanın açılmış olmasına, takip kesinleştikten sonra menfi tespit davası açılmasına anılan kanun hükümlerinin cevaz vermemiş bulunmasına göre, ödeme emrinin iptaline ilişkin asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-)Birleşen dava yönünden yapılan incelemede ise;
Hukuki yarar, davanın konusuna ilişkin dava şartlarından olup, davacının dava açmakta hukuken korunmaya değer bir yararının bulunması gerekir. Davada; davacının, hukuki yararının bulunup bulunmadığı mahkemece resen araştırılacak hususlardandır.
Yapılan incelemede; dava konusu ödeme emirlerinin başlık kısmında borçlu olarak,… adının bulunduğu ve ödeme emirlerinin davacıya tebliğ edildiği, davacının kendi adına ödeme emrine konu prim borçlarından sorumlu olmadığı gerekçesi ile dava açtığı görülmektedir.
Bu durumda, davacı hakkında Kurumca tanzim edilip davacıya tebliğ edilen bir ödeme emri bulunmadığından, davacı yönünden tahakkuk ettirilen bir borcun bulunduğundan bahsedilmesi mümkün değildir. Hal böyle olunca, birleşen davanın da, hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi