YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/215
KARAR NO : 2020/4679
KARAR TARİHİ : 04.11.2020
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Sanığın zincirleme şekilde beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.03.2019 gün ve 2018/286 Esas, 2019/134 Karar sayılı hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınıp, 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesine göre takdiren duruşmasız yapılan incelemede dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Mağdure vekilinin temyiz isteminin incelenmede;
Kayden 17.05.2001 doğumlu olup ilk derece mahkemesinde ifadesinin alındığı 03.05.2018 tarihli duruşmada on yedi yaşı içerisinde bulunan mağdurenin, olaydan dolayı sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine
Ancak;
İlk derece mahkemesince mağdurenin aşamalardaki samimi anlatımları, savunma ile tüm dosya kapsamına göre sanığın evde yalnız bulundukları zamanlarda kız kardeşi olan mağdurenin göğüs, kalça ile cinsel organına kıyafeti üzerinden dokunması şeklindeki fiziksel temas içeren eylemlerinin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesi nedeniyle sonuç ceza miktarı itibarıyla lehe olup 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı TCK’nın 103/1-c.2, 103/3-c, 43/1. maddelerinde düzenlenen zincirleme şekilde sarkıntılık düzeyinde kalan çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu nazara alınarak hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması karşısında, anılan karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi,
Kanuna aykırı, katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 10.09.2019 gün ve 2019/2269 Esas, 2019/1748 Karar sayılı vaki istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmesine, 04.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.