YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7817
KARAR NO : 2020/5123
KARAR TARİHİ : 19.11.2020
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : Sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.03.2019 gün ve 2019/54 Esas, 2019/214 Karar sayılı hükme yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınıp, 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren duruşmasız yapılan incelemede dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Sanık … hakkında ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak karar verilmemiş ise de dava zamanaşımı süresi içerisinde mahkemece ve sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusuyla ilgili karar verilmemiş ise de Bölge Adliye Mahkemesince bu hususlarda hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanık … hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 12.07.2011 gün ve 2011/126-171 sayılı Kararında da belirtildiği gibi ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” yani “kuşkudan sanık yararlanır” kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan olası kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat hiç bir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksekte olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelir. O halde ceza yargılamasında mahkumiyet, büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır. Adli hataların önüne geçilebilmesinin başka bir yolu da bulunmamaktadır.
Bu bilgiler kapsamında değerlendirildiğinde; olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalarda değişkenlik arz eden beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, eylemin suç tarihinde … olan mağdurenin rızası dışında gerçekleştirildiğine dair mahkumiyete yeter söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 17. Ceza Dairesinin 03.07.2019 gün ve 2019/1298 Esas, 2019/642 Karar sayılı vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine yönelik hükmünün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanığın atılı suçtan TAHLİYESİNE, başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü bulunmadığı takdirde derhal salıverilmesinin temini için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmesine, 19.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.