Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/22219 E. 2020/14854 K. 08.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/22219
KARAR NO : 2020/14854
KARAR TARİHİ : 08.12.2020

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçundan sanık …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2014 tarihli ve 2014/407 esas, 2014/691 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 18/02/2020 gün ve 19612-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/02/2020 gün ve 2020/24841 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Mala zarar verme suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair…. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2014 tarihli ve 2014/407 esas, 2014/691 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanık …’ın mala zarar verme suçu ile birlikte işlediği nitelikli hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm yönünden temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 24/09/2018 tarihli ve 2016/9764 esas, 2018/11042 sayılı kararı ile hükmün bozulmasını müteakip sanığın nitelikli hırsızlık suçunu işlediği sabit olmadığından beraatine karar verildiği, müştekinin sabahleyin işe gitmek için aracına bineceği sırada araçta bulunan pet çemberlerin çalındığını fark etmesi üzerine şikayetçi olması nedeniyle başlatılan soruşturmada sanığa ait parmak izleri söz konusu araçta bulunmuş ise de, sanığın savunmasına ve bozma kararından sonra dinlenen tanık ….’ın hükme esas alınan beyanına göre, sanığın … matbaasında makine ustası olduğu, tanık …’ın bu matbaada müştekinin reklam işlerini yaptırdığı, bu sebeple sanığın parmak izlerinin bulunmasının olağan olduğu, açıklanan sebeplerle sanığın mahkumiyeti için yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın mala zarar verme suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. Maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, sanık …’ın mala zarar verme suçu ile birlikte işlediği hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm yönünden temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 24/09/2018 tarihli ve 2016/9764 esas, 2018/11042 sayılı kararı ile hükmün bozulmasını müteakip sanığın hırsızlık suçunu işlediği sabit olmadığından beraatine karar verildiği, müştekinin sabahleyin işe gitmek için aracına bineceği sırada araçta bulunan pet çemberlerin çalındığını fark etmesi üzerine şikayetçi olması nedeniyle başlatılan soruşturmada, suça konu araçtaki “bilgi” ibareli form belgesi üzerinden sanığın parmak izi çıkmış ise de, sanığın savunmasına ve bozma kararından sonra dinlenen tanık…’ın hükme esas alınan beyanına göre, sanığın … matbaasında makine ustası olduğu, tanık ….’ın bu matbaada müştekinin reklam işlerini yaptırdığı, bu sebeple sanığın parmak izlerinin bulunmasının olağan olabilecek olması, sanığın üzerine atılı suçu kabul etmemesi, olayın oluşuna ilişkin tanık ve kamera kaydı gibi maddi bir delilin bulunmayışı sebepleriyle sanığın mahkumiyeti için yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın mala zarar verme suçundan beraati yerine yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, sanık hakkında mala zarar verme suçu ile ilgili olarak… Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 14.11.2014 tarihli ve 2014/407 E., 2014/691 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle, mala zarar verme suçundan sanığın BERAATİNE, tayin olunan cezanın çektirilmemesine, 08/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.