Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1791 E. 2021/1664 K. 24.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1791
KARAR NO : 2021/1664
KARAR TARİHİ : 24.02.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.12.2017 tarih ve 2016/293 E. – 2017/457 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 13.03.2020 tarih ve 2019/21 E. – 2020/374 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2010/09207 numaralı “LİMSA” ibareli ve 5. sınıfta tescilli markanın sahibi olduğunu, davalının 2014/92537 numaralı “LİMA” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalının marka başvurusunun yayınına karşı müvekkilince yapılan itirazın Markalar Dairesi tarafından reddedildiğini, müvekkilince bu ret kararına itirazda bulunulduğunu, bu itirazın YİDK tarafından verilen 09.05.2016 tarihli ve 2016-M-4825 sayılı karar ile kısmen kabul edildiğini, markaların benzer olduğunu, YİDK’nın 05. sınıftaki emtiaların tüketici kitlesini adeta ikiye ayırarak eksik bir değerlendirme yaptığını, bu şekilde yapılan ayrıma dayalı olarak verilen kararın çelişkiye sebebiyet verdiğini ileri sürerek davalı TPMK YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, taraf markalarının benzemediğini ve iltibas oluşturmadığını, müvekkilinin markasının hitap ettiği tüketici kitlesi dikkate alındığında benzerlik iddialarının dayandırıldığı 05. sınıfta ortalamanın üzerindeki bilinçli tüketiciler nezdinde davacının mesnet markası ile herhangi bir karışıklık ihtimalini doğurmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; 05. sınıftaki emtialar bakımından söz konusu sınıfın ilgili tüketici kitlesinin uzman tüketici bulunan doktor, eczacı, diş hekimi, ilaç mümessilleri gibi tüketiciler olduğu ve bu tüketiciler açısından taraf markaları arasında 556 sayılı KHK.’nın 8/1-b maddesi kapsamında iltibas ihtimalinin mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; davalının 2014/92537 numaralı “lima” ibareli başvurusunun tıp alanında, özellikle koroner bypass ameliyatları alanıyla ilgili yoğun şekilde “sol iç meme arteri” teriminin kısaltması olarak kullanıldığının mahkemece görüşüne başvurulan uzman bilirkişi raporunda belirtildiği, markalar arasında 556 sayılı KHK.’nın 8/1-b maddesi kapsamında iltibas ihtimalinin mevcut olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24.02.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.