YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/17923
KARAR NO : 2020/15856
KARAR TARİHİ : 11.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı …’ne ait işyerinde 13.04.2007- 30.06.2010 tarihleri arasında kaynak ustası olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret alacağı, yıllık ücretli izin, fazla mesai ücreti, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar Cevabının Özeti:
Davalı … vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliler ve bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı … vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle temyiz nedenlerine göre davalı Companenta A.Ş.’nin aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar arasında, davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılmadığı, ıslaha karşı zamanaşımı def’inin değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ve hüküm altına alınan alacakların yürütülecek faizin başlangıç tarihi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Mahkemece dava belirsiz alacak davası olarak görülerek ıslah zamanaşımı savunması dikkate alınmamış ve hüküm altına alınan alacakların tamamına (kıdem tazminatı hariç olmak üzere) dava tarihinden faiz yürütülmüş ise de; kabul dosya içeriği ile örtüşmemektedir.
Davacı tarafça, 5.000,00 TL kıdem tazminatı, 2.000,00 TL ihbar tazminatı, 3.000,00 TL ücret alacağı, 100,00 TL yıllık izin ücreti 100,00 TL fazla mesai ücreti, 100,00 TL hafta tatili ve genel tatil ücreti alacağı bulunduğu iddiası ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak işbu dava açılmış olup davacının dava dilekçesinde açıkça davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığına yönelik bir beyanı bulunmamaktadır. 20.01.2016 tarihli dilekçe ile de dava türü, yöntemince belirsiz alacak davasına dönüştürülmüş değildir.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığına dair davacı tarafın usulüne uygun talebi bulunmamasına karşın mahkemece davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesi hatalı olup, davanın kısmi dava olarak açıldığı kabul edilerek ıslah talebi sonrasındaki davalının zamanaşımı def’i değerlendirilmeli ve sonucuna göre kıdem tazminatı (yasal mevzuata göre fesihten itibaren faiz yürütüldüğünden) ve ücret alacağı (dava dilekçesindeki talep miktarına göre) dışında hüküm altına alınan alacak taleplerinin dava ile talep edilen kısmına dava tarihinden, ıslah ile talep edilen kısmına ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. Mahkemece bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Taraflar arasında davacının hafta tatilinde çalışıp çalışmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 46 ncı maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasanın 63 üncü maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46 ncı maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
Hafta tatili izni kesintisiz en az yirmidört saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin yirmidört saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır.
Somut olayda, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ayda bir pazar günleri çalıştığı kabul edilerek hafta tatili alacağı hesaplanmıştır. Davacı tanıklarından … “Pazar günleri de ayda bir iki gün dahi davacı da bende çalışıyorduk.” şeklinde beyanda bulunurken diğer davacı tanıkları … “Pazar günleri çalışılmıyordu.”, Muhammed Usta ise “Pazar günleri çalışılmazdı.” şeklinde beyanda bulunmuştur.Dosya kapsamında davacının çalışma saatlerine ilişkin olarak tanık beyanı dışında yazılı belge bulunmamaktadır. İşyerinde pazar günleri çalışma olmadığını belirten davacı tanık anlatımlarına göre, davacının hafta tatili çalışması ispatlanamadığından reddi gerekmekte olup bu alacak istemi yönünden yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 11.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.