YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12797
KARAR NO : 2021/654
KARAR TARİHİ : 11.01.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, kasten yaralama, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Hükümlerin açıklanmalarının geri bırakılmalarına, beraate, mahkumiyetlere dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan sanıklar …, …, …, … ve … müdafii ile katılan sanıklar … ve … müdafiinin temyiz taleplerinin sanık ve katılan sıfatıyla olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1) Katılan sanıklar …, AdemYürt, …, … ve … müdafiinin, sanık … hakkında katılan …’e yönelik nitelikli kasten yaralama suçu nedeniyle suç duyurusunda bulunulması kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık … hakkında suç duyurusunda bulunulmasına dair kararın 5271 sayılı CMK’nin 223/1. maddesinde belirtilen ve hüküm olarak kabul edilen kararlar içerisinde yer almadığı ve bu nedenle temyizi de mümkün olmadığından, katılan sanıklar müdafiinin temyiz talebinin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2) Sanıklar …, …, …, … ve … haklarında konut dokunulmazlığını ihlal, sanık … hakkında … ve …’ı kasten yaralama, sanık … hakkında katılan …’a yönelik hakaret, sanık … hakkında katılan …’i kasten yaralama, sanık … hakkında katılan …’i kasten yaralama suçlarından verilen hükümlerin açıklanmalarının geri bırakılmaları kararlarına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında verilen hükümlerin açıklanmalarının geri bırakılmalarına dair kararlara karşı 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince itiraz kanun yoluna gidilebilecek olup, CMK’nin 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranların haklarını ortadan kaldırmayacağından, katılan sanıklar müdafiilerin temyiz talepleri itiraz niteliğinde kabul edilerek, itiraz merciince karar verilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
3) Sanık … hakkında katılanlar …, …, …, … ve …’i tehdit suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz temyiz talebinin incelenmesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
4) Sanık … hakkında katılan …’ı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Uyap’tan alınan kayda göre, sanığın mahkemenin hüküm tarihinden sonra temyiz inceleme tarihinden önce 02.01.2021 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nin 64/1. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile katılan … vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
5) Sanıklar … ve Ali Yürt haklarında katılan …’ı kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanık … ile katılan …’in aynı sokakta karşılıklı evleri bulunmakta olup, komşu olan taraflar arasında olay tarihinden bir ay kadar öncesinde araç park etme meselesi yönünden İzzet’in akrabaları ile Hasan arasında çıkan ve adli makamlara intikal eden kavga nedeniyle husumet bulunduğu, olay günü de katılan …’in aracını, sanık …’ın evinin avlusundan aracı ile giriş ve çıkışını engelleyecek şekilde park ettiği, aracını bulunduğu yerden kaldırmasını istemelerine rağmen, katılan …’in aracını kaldırmayı reddettiği ve bu nedenle taraflar arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü anlaşılan olayda, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza
Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4 – 238 Esas – 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanıklar lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede (1/4) oranında uygulanmasını gerektirip gerektirmediğinin tartışmasız bırakılması,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Hasan ve Adem müdafii ile katılan … vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA,
6) Sanıklar … ve … haklarında katılan …’ı kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Tüm dosya kapsamına göre, olay günü komşu iki ailenin üyeleri ve akrabaları olan taraflar arasında çıkan kavga sırasında, sanıklar …, …, … ve …’in, fikir ve eylem birliği içerisinde, katılan …’i toplam 6 adet bıçak darbesi ile yaraladıkları, bu darbelerden birinin batına nafiz olup, ince bağırsak ve kolon yaralanması oluşturması nedeniyle, katılan …’in hayati tehlike geçirdiği, bu haliyle tüm sanıkların aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında iştirak halinde kasten yaralama eylemlerini gerçekleştirmeleri nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nin 37/1. maddesi gereğince meydana gelen ağır neticeden sorumlu tutulmaları ve bu nedenle nitelikli kasten yaralama suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanıklar … ve …’in eylemlerinin müstakilen değerlendirilip, haklarında TCK’nin 87/1-d,son maddesinin uygulanmaması suretiyle sanıklara eksik cezalar tayini,
b) Sanık … ile katılan …’in aynı sokakta karşılıklı evleri bulunmakta olup, komşu olan taraflar arasında olay tarihinden bir ay kadar öncesinde araç park etme meselesi yönünden İzzet’in akrabaları ile Hasan arasında çıkan ve adli makamlara intikal eden kavga nedeniyle husumet bulunduğu, olay günü de katılan …’in aracını, sanık …’ın evinin avlusundan aracı ile giriş ve çıkışını engelleyecek şekilde park ettiği, aracını bulunduğu yerden kaldırmasını istemelerine rağmen, katılan …’in aracını kaldırmayı reddettiği ve bu nedenle taraflar arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü anlaşılan olayda, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza
Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4 – 238 Esas – 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanıklar lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede (1/4) oranında uygulanmasını gerektirip gerektirmediğinin tartışmasız bırakılması,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Sait ve İsmail müdafii ile katılan … vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 11.01.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.