YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3379
KARAR NO : 2012/9611
KARAR TARİHİ : 30.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
… ile Hazine ve Aşıkbükü Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair … Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13.10.2011 gün ve 51/3482 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı mevkii ve sınırları dava dilekçesinde yazılı yaklaşık 4 dönüm yerin kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakıldığını bu yeri 25-30 yıldır ekip biçerek kültür arazisi olarak kullandığını beyan ederek adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine temsilcisi davanın reddini savunmuştur. Davalı köy tüzel kişiliği temsilcisi davaya bir diyeceklerinin olmadığını bu yerin tapulama esnasında sel gelmesi nedeniyle tapulama harici bırakıldığını, nizalı yeri emek ve para sarfederek tarla yapıp kullandığını söylemiştir.
Mahkeme, dava konusu yerde kadastro çalışmalarının 1989 yılında kesinleştiği, dava konusu taşınmazı …’dan gelen sel sularının basması sonucu tespit dışı bırakıldığı, bir iki yıl sonra davacının tekrar emek ve masraf sarfederek taşınmazı tarım arazisi haline getirdiği, çeltik tarımı yapıldığı, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının iddiayı desteklediği, imar ve ihya şartlarının oluştuğu gerekçesi ile fen bilirkişilerinin A harfi ile gösterdikleri 5.798.08 metrekarelik yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Bu tür yerler, kural olarak Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup çayın aktif yatağı ve etkisi altından kurtulduğu tarihten itibaren kanunda belirtilen diğer kazanma koşullarının oluşması halinde kazanılması mümkün olabilir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmaz, 1989 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılmıştır. Tescil konusu taşınmazın Kızılırmak’ın kuvaterner yaşlı iri blok çakıl, kum, kil ve silt boyutundaki genç alüvyon malzemelerinin üzerinde yer aldığı, bölgede su akış hızının arttığı, Kızılırmak ve Uluçay olmak üzere aktif dere yataklarına doğal sınırı bulunduğu, aktif dere yatağı olmamakla beraber dere taşkın sahası içerisinde kaldığı jeolog bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Taşınmazın dere sularının etkisi altında olması nedeniyle, TMK.nun 715. maddesi uyarınca kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla tapuya tescili mümkün olamaz. Belirlenen bu nitelik gözönünde tutularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nederlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğines 30.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.