Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/11127 E. 2020/17786 K. 02.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11127
KARAR NO : 2020/17786
KARAR TARİHİ : 02.12.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün 2009/13-12 sayılı kararı uyarınca, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, aynı Kanun’un 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz mercii tarafından tetkik edilmek üzere, temyizen incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık hakkında müşteki …’ı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Adli Tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırıldığı ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (½) oranında artırılmasının öngörülmüş olduğu, müştekinin adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (3) derece olduğunun belirtildiği, dairemizin yerleşik kararlarına uygun şekilde, mahkemesince sanığa TCK’nin 86/1. maddesine göre verilen cezanın TCK’nin 87/3. maddesi gereğince kırığın derecesine uygun şekilde (1/6) oranında artırılması orantılı kabul edilmekle tebliğnamenin bozma talepli görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
3) Sanık hakkında müşteki …’i kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Müştekinin yaralanmasına ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 27.08.2014 tarih ve 5430 sayılı raporda “organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olup olmadığı hususunda görüş isteniyorsa olay tarihinden 18 ay sonra (Haziran 2015) bir Üniversite veya Eğitim Araştırma Hastanesi Nöroloji Polikliniğine sevki yapılarak yeni yaptırılacak her iki alt ekstremite EMG’sinin ve düzenlenecek raporunun temininden sonra belgelerin gönderilmesi” gerektiğinin bildirilmesi karşısında, bu yönde rapor alınmadan, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetlerinin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 02/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.