Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/6903 E. 2020/6872 K. 05.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6903
KARAR NO : 2020/6872
KARAR TARİHİ : 05.11.2020

Mahkeme : KDZ. EREĞLİ 2. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine verilen mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın yokluğunda verilen denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin gerekçeli kararın sanığın aynı zamanda MERNİS adresi olan bilinen en son adresi, “… Mahallesi, Okkalı Sokak, No:26/1 Ereğli/Zonguldak” adresine tebliğe çıkarıldığı, çıkarılan tebligatın “tebliğin, ‘… …’ isimli kişiden öğrenildiğine göre muhatabın çarşıda olması nedeniyle 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesi gereği “mahalle muhtarına 03/01/2014 tarihinde tebliğ edildiği ve 2 nolu haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığı” belirtilmekle, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesinin 1. fıkrası uyarınca yapılacak tebliğlerde Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 31. maddesinin (a) bendinde belirtilen “Muhatap veya muhatap adına tebligat yapılabilecek kişiler, o adreste bulundukları halde hiçbirinin tebliğ anında gösterilen adreste mevcut olmamaları” halinin gerçekleşmesi durumunda tebliğ memurunun, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirmesi gerekmekte olup, somut olayda sanık hakkında bilgi veren kişinin sanığın en yakın komşusu olup olmadığının tebliğ mazbatasında belirtilmediği ve bu şekilde tebliğin Tebligat Kanununun 21/1. maddesi gereği usulüne uygun yapılmadığı anlaşılmakla sanığın adresine Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığının anlaşılması karşısında, gerekçeli karar tebligatının usulsüz olması nedeniyle tedbir kararının kesinleşmediği ve bu karara bağlı 26/11/2014 tarihli 2014/582 esas ve 2014/577 karar sayılı mahkûmiyet kararının hukuki değerden yoksun olduğu, sanığın yaptığı itirazın, 18/09/2013 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karara yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraza tabi olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nın 264/2. maddesi uyarınca, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 05/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.