YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16284
KARAR NO : 2012/25052
KARAR TARİHİ : 07.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı …’ ye 07.09.1998 tarihli belge ile 16.000 USD borç verdiğini, borcunu ödemeyince hakkında icra takibi başlattığını, itiraz etmesi üzerine de itirazın iptali davası açtığını, davalının parayı aldığını kabul ettiğini, ancak parayı vekil sıfatıyla ….. Havalimanı Kargo Terminalı Morotlu Taşıyıcılar Kooperatifi’ nden hisse almak için aldığını iddia ettiğini, bu sebeple para alacağına ilişkin talebinin reddedildiğini ve onama ile kesinleştiğini , vekillik görevini diğer davalı ile işbirliği içerisinde kötüye kullanarak zararına sebep olduğunu öne sürerek, 07.09.1998 tarihli makbuz ile vermiş bulunduğu 16.000 dolardan,şimdilik 6.000 USD’ nın olay tarihinden işleyecek devlet bankalarınca dolara uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … , davanın öncelikle zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı … savunma yapmamıştır.
Mahkemece,davalı … yönünden, B.K. 126 md. gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleştiği, diğer davalı … yönünden davalının zamanaşımı itirazı bulunmadığı, hakkında açılan davanın taraflar arasındaki vekalet ilişkininin kötüye kullanıldığına aracı olduğu yönünde herhangi bir delilde sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, davalı …’ ye 07.09.1998 tarihli belge ile 16.000 USD borç verdiğini öne sürerek,6.000.00 USD istemiyle eldeki davayı açmıştır.Mahkemece,davalı … yönünden, B.K. 126 md. gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleştiği, diğer davalı … yönünden, vekalet ilişkininin kötüye kullanıldığına aracı olduğu yönünde aleyhinde delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının davalı … aleyhine icra takibine dayalı olarak … 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin 2001/908 Esas,2003/286 Karar sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtığı,bu davanın reddine karar verilerek onanmak suretiyle kesinleştiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu bağlamda kısaca kesin hükmü açıklamak gerekirse, koşulları gerek 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 237.maddesi gerekse 6100 sayılı HMK’nın 303.maddesi hükmünde öngörülen kesin hükmün uygulanabilmesi için her iki davanın taraflarının,dava konusunun ve dava sebebinin aynı olması zorunludur.Dava konusunun aynı olup olmadığının belirlenmesi için kesin hüküm itirazına konu hükmün hüküm sonucu ile açılan yeni davadaki son istemin, bir başka deyişle iddia ve savunmanın karşılaştırılması gerekir.Burada göz önünde bulundurulacak en önemli nokta, ikinci davadaki istemin birinci dava sonucunda hüküm altına alınan sonucu kapsayıp kapsamadığıdır.Dava sebebi ile kastedilen ise, hukuki sebep olmayıp, davada dayanılan maddi vakıaların aynı olmasıdır. Kesin hüküm, kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca yargılamanın her aşamasında öne sürülebilen, istek olmasa bile mahkemelerce de resen (kendiliğinden) gözetilmesi gereken olumsuz dava koşuludur ve hükmün taraflarını, tarafların haleflerini bağlar.(HGK’nun 2008/7-30 esas ve 43 karar )
Somut uyuşmazlığa gelince, davacının açtığı önceki itirazın iptali davasının, tarafları, dava konusu ve dava sebebinin aynı olduğu,icra takibine konu asıl alacak ve ferilerinin bu dava ile kesinleştiği sabit olup mahkemece bu durumda, davanın yukarıda açıklanan ilkeler gereğince HMK’nın 303.maddesi kapsamında kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden sonucu itibariyle doğru olan hükmün gerekçesi değiştirilerek onanması HUMK 438/son maddesi gereğidir
SONUÇ:Yukardaki birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,ikinci bent gereğince temyiz edilen ve sonucu itibariyle doğru olan hükmün gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 7.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.