YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2069
KARAR NO : 2013/19955
KARAR TARİHİ : 07.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.11.2012 tarih ve 2012/328-2012/469 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında, müvekkilinin dava dışı Işıksan Model Döküm Makine ve Kuyumculuk San. Ltd. Şti.’nde bulunan %7.5 hissesinin 200.000 TL karşılığında davalıya devri konusunda protokol düzenlendiğini, protokolde 25.000 TL’nın 30.06.2009 tarihine kadar müvekkiline ödenmesinin öngörüldüğünü, kalan kısım için de bonolar tanzim edildiğini, protokol uyarınca hisse devrinin gerçekleştirildiğini, 30.06.2009 vadeli bonoda dikkate alındığında bu tarihe kadar toplam 50.000 TL ödenmesi gerekirken davalının yalnızca 15.000 TL ödediğini ileri sürerek, 35.000 TL’nın 30.06.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında yapılan protokole göre ödenmesi gereken miktarın davacıya peyderpey ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama neticesinde; davacı tarafça sunulan ve imzası davalı tarafça da inkar edilmeyen protokolle hisse devir bedelinin 200.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, protokolde belirtilen bedelden 15.000,00 TL’nin ödendiği, başkaca bir ödemenin yapıldığı hususunun kanıt yükü kendisinde olan davalı tarafça kanıtlanamadığı anlaşılmakla HMK madde 177/1 uyarınca ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği gerekçesiyle, ıslah talebi de nazara alınarak protokolde belirtilen ve ödendiği kanıtlanamayan bakiye 185.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne, talep edilen alacağın niteliği itibariyle temerrüdün ihtarla oluşacağı, dava tarihi öncesi itibariyle temerrüde düşürücü ihtarname bulunmadığı, kabul edilen alacağın 35.000,00 TL’sine dava, kalanına ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bonoda ve taraflar arasında düzenlenen adi yazılı protokolde ödeme tarihi kararlaştırılan bedelin vadesinde ödenmemesi nedeniyle açılan alacak davası olup; gerek bonolarda gerekse protokolde ödeme tarihleri belirlenmiştir. Davacı bu tarihlerden itibaren faiziyle alacağın tahsilini talep etmiş olup; BK 101/2. maddesi gereğince borcun taraflarca kararlaştırıldığı hallerde temerrüt ihtarı gerekmeksizin borçlu kararlaştırılan tarihte temerrüde düşeceğinden mahkemece faize vade tarihlerinden itibaren hükmedilmesi gerekirken dava
ve ıslah tarihinden itibaren hükmedilmesi doğru görülmeyip hükmün bozulması gerekmekte ise de anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının “Hüküm” başlıklı kısmının “1” numaralı bendinin çıkarılarak yerine “Davanın kabulüne, 85.000,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 10.000,00 TL’sine dava, 50.000 TL’sine 31/12/2009, 50.000 TL’sine 30/06/2010, 50.000 TL’sine 31/12/2010, 25.000 TL’sine 30/06/2009 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine” yazılmasına ve kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.