YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11793
KARAR NO : 2020/19451
KARAR TARİHİ : 17.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamına göre, sanık …’in kendisine ait telefondan katılan sanık …’in cep telefonuna hakaret ve tehdit teşkil eden mesajlar gönderdiği ancak bu suçlar yönünden sanık … hakkında dava açıldığı, sanık … hakkında açılmış bir dava bulunmadığı anlaşılmış ise de bu hususlarda sanık … hakkında, zamanaşımı süresince her zaman soruşturma yürütülerek kamu davası açılması mümkün görülmüştür.
1) Sanık … hakkında katılan sanık …’e karşı “Kasten Yaralama” suçundan verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararına yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün ve 2009/13-12 sayılı Kararı ile aynı Kanun’un 231/12. maddesi gereği itirazı kabil olup temyizinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, temyizen incelenmeyen hükmün mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık … hakkında katılan sanık …’e karşı “Hakaret” ve “Tehdit” suçlarından verilen “beraat” kararlarına yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye göre katılan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
3) Katılan sanık … hakkında mağdur sanık …’e karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Oluş, iddia, dosya kapsamı ve kabule göre, sanıklar İsmet, … ve …’ir, fikir ve eylem birliği içerisinde hareketle tekme ve yumruklarla katılan sanık …’i darp ederek, hakkında düzenlenen adli muayene raporunda belirtildiği üzere vücudunda orta (2) derecede kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaraladıkları, katılan sanık …’in ise eline geçirdiği tuğla ile mağdur sanık …’i, hakkında düzenlenen adli muayene raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı olayda, olayın başlangıç ve gelişim süreci üzerinde durularak, katılan sanık …’in eylemini gerçekleştirdiği koşullar itibariyle, 5237 sayılı TCK’nin 25/1. maddesi kapsamında “meşru müdafaa” koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti ya da aynı Kanun’un 29. maddesinde yer alan “haksız tahrik” hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının denetime imkan verecek şekilde tartışılıp hangi delile neden üstünük tanındığı ve ulaşılan vicdani kanaat tutanaklara yansıtıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, yetersiz gerekçe ile sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
b) Oluş, iddia, dosya kapsamı ve kabule göre katılan sanık …’in üzerine atılı kasten yaralama eylemini …’e karşı işlediği sabit iken, katılan sanık hakkında hüküm kurulurken, yazım hatası neticesinde eylemin …’a karşı işlendiğinin kabulü ile çelişkiye yol açılması,
c) Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
4) Sanıklar … ve … haklarında, katılan sanık …’e karşı “Kasten Yaralama” suçlarından kurlan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanıkların eylemleri neticesinde katılan sanıkta meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak … Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli Adli Tıp Uzmanınca tanzim olunan 23.06.2014 tarihli raporda, “Sağ el 5. parmak metakarp distal uç kırığı, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, kemik kırığının hayat fonksiyorlarına etkisi orta (2) derecedir.” şeklinde görüş belirtilmesi, Adli Tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, TCK’nin 87/3. maddesi gereği artırım yapılarken, aynı Kanun’un 3. maddesinde yer verilen “cezada orantılılık ilkesi” gözetilerek makul bir oranda artırım uygulanması gerektiği halde, (1/3) oranlarında artırımlar yapılmak suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayinleri,
b) Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/12/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.