Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2016/1517 E. 2020/8213 K. 25.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1517
KARAR NO : 2020/8213
KARAR TARİHİ : 25.11.2020

Mahkeme : BİTLİS 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1) … Baskın (mahkumiyet)
2) … (beraat)

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
1-Sanık … Baskın hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların, aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2-5237 sayılı TCK’nın 54/4. maddesi yerine, 54. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi,
3-Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nce suça konu uyuşturucu maddelerden alınan tanık numunelerin de müsadere edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu durumların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
1-TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile değişik TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2.fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi,
2-Hüküm fıkrasının müsadereye ilişkin kısmında yer alan “TCK’nın 54. maddesi uyarınca” ibaresinin çıkarılarak yerine “TCK’nın 54/4. maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi,
3-Hüküm fıkrasının müsadereye ilişkin kısmındaki ”uyuşturucu eroin maddesinin” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nce suç konusu uyuşturucu maddelerden alınan tanık numunelerin” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde;
Sanıklar … ve amcası…’in Yüksekova’dan otobüsle İstanbul’a gitmek için birlikte yola çıktıkları, olay günü olan 21.05.2013 tarihinde Bitlis Güroymak ilçesinde kolluk kuvvetlerince yapılan kontroller sırasında otobüste bulunan sanık …’ın çantasında çay kutusu içinde eroin ele geçirildiği ve yanında bulunan amcası…’ten de şüphelenilerek yakalandıkları olayda; ifadesi alınan …, çay kutusunu, çalıştığı pastaneye sık sık gelen … isimli açık kimliğini bilmediği bir şahsın, …’ın İstanbul’a doktora gideceğini öğrenince İstanbul’da bulunan ismini söylemediği bir arkadaşına verilmek üzere kendisine verdiğini, bu kişiyi tanımadığını ancak o şahsın kendisini (…’ı) tanıdığını, İstanbul’a tek başına gitmek istemediği için amcası…’e birlikte gitmelerini teklif ettiğini, amcası olan…’in de kabul edince birlikte yola çıktıklarını; sanık …’in ise, ifadelerinde …’ın hasta olduğunu ve İstanbul’a gideceğini söylemesi nedeniyle ona birlikte gitmeyi teklif ettiğini, kendisinin de bir doktora görünmek istediğini, yola çıktıklarında …’ın elinde bir çanta ve kutu içinde çay paketi gördüğünü, sorduğunda İran’lı bir arkadaşının İstanbul’a gidince teslim etmek üzere emaneten verdiğini, bagaja koymadıklarını beyan ettiği anlaşılmış, ancak; … ve amcası…’in Yüksekova’dan İstanbul’a birlikte tedavi olmak için gittiklerini beyan etmelerine rağmen aşamalardaki ifadelerinde İstanbul’da hangi hastaneye gideceklerine ilişkin çelişkili beyanlarda bulundukları, randevuları bulunmadığı, bu konuya dair önemli bir hastalık ya da hastalık belirtisi olabilecek semptomlara ilişkin somut bir bilgi, belge bulunmadığı, …’in 18 yaşında olan kız yeğeni …’ı tedavi amacıyla İstanbul’a götürmesine rağmen …’ın baba ve annesinin bu durumdan haberdar olmadıkları; duruşmada tanık olarak dinlenen tutanak düzenleyicilerin beyanlarında, otobüste kontrol yaptıkları sırada sanıkların tedirgin tavırlar içinde bulunduklarını, …’in …’a bir şeyler söylediğini görünce şüphelendiklerini ve sonrasında çay kutusu içinde uyuşturucu maddeyi ele geçirdiklerini ifade ettikleri ve sanıklar yakalandıktan sonra emniyet birimlerinde düzenlenen tutanaklarda …’ın üzerinde 12.250 TL para, …’in üzerinde ise sadece 87 TL para bulunduğu; …’ın garsonluk yaptığı aylık 500 TL gelir elde ettiği, …’in ise bulaşıkçılık yapıp aylık 700 TL gelir elde ettiğini beyan ettikleri, İstanbul’da kalacak kesin bir yer söyleyemedikleri sabit olmakla; sanıklar ve tanığın beyanları oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, sanık …’in dikkat çekmemek, aranma ihtimalini düşürmek ve yakalanmamak için genç kız yeğeni … ile birlikte uyuşturucu maddeyi onun eşyaları arasına gizleyerek birlikte naklettikleri sabit olduğundan, sanık …’in atılı suçtan mahkumiyeti yerine, yerinde olmayan gerekçeyle beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 25/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.