YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16344
KARAR NO : 2012/26001
KARAR TARİHİ : 19.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAHİLİ DAVALILAR:… mirasçıları Temel, …, Dursaliye, Yeter Yılmaz
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … ve dahili davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,…’a ait Kağıthane …. Mahallesi 21 parselde kayıtlı taşınmazı, davalı …’tan vekaleten 11.12.1992 tarihinde satın aldığını, davalı … ve … Özcan tarafından… 5.Asliye Hukuk Mahkemesinde sözleşmenin feshi ve tapu kaydının muris… adına ihyası için dava açıldığını ve yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiğini, daha sonra bu kararın kesinleştiğini, ev için yaptığı ödemeyi talep ettiğini fakat ödenmediğini, evin özelliği nedeniyle 1999 yılında bedelini ikinci kez ödeyerek taşınmazı satın aldığını belirterek satın alma tarihinde ödediği bedelin, günümüz koşullarına göre ulaştığı değerinin taşınmaz değeri üzerinden tazminat olarak istirdatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, murisleri …’ın 24.03.1993 tarihinde 83 yaşında öldüğünde “demansiyel sendrom” denilen bunama halinde olduğunu satış için vekaletmane alındığı 17.11.1992 tarihinde hukuki ehliyetinin olmadığının mahkeme kararıyla sabit olduğunu belirtmiştir. …’ın murisin üvey oğlu olup murisin bu durumunu bilerek ve bu durumdan yararlanmak için vekaletname alıp taşınmazın yeğeninin kızı …’a intikalini sagladığını, bu durumu ögrenince dava açtıklarını, mahkemenin lehlerine karar verdiğini ve taşınmazın tapu kaydının muris
adına ihya edildiğini, … tarafından satış işlemi yapıldıktan sonra satış bedelinin murisin mamelekine girmediğini meçhul olduğunu, murisin tek malvarlığının bu taşınmaz olduğunu ve davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımından red edilmesi geriktiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Davalı …’ın dava açılmadan önce öldüğü anlaşıldığından… 2. As.H. Makemesinin 2006/281 E sayılı dosyasında, … mirasçılarına karşı dava açılmış ve bu dosya ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir…. mirasçılarının adresi tespit edilememiş ilanen tebligat yapılmıştır.Davalılar yargılamaya katılmamış beyanda bulunmamışlardır.
Diğer davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmiş davalılar yargılamaya katılmamışlardır.
Mahkemece, davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … ve … mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taşınmazı 11.12.1992 tarihinde muris…’tan üvey oğlu …’a verdiği vekaletameye istinaden tapuda resmi sözleşme ile satın almıştır. Muris…’ın mirasçıları … ve ….. 5. As.H. Mahkemesinin 1993/458 E sayılı dosyasında dava açarak, muris …’ın bu tarihte bunama halinde olduğunu huhuki işlem ehliyetinin olmadığını iddia etmişler ve yapılan yargılama sonucunda muris Gülizar’ın “demansiyel sendrom”nedeniyle hukuki ehliyetinin olmadığı Adli Tıp raporuyla sabit olduğundan, davanın kabulüne ve tapu kaydının iptali ile muris… adına ihyasına karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir.
Yukarda açıklanan mahkeme kararıyla tapu kaydı muris Gülizar adına ihya edilen taşınmaz için mirasçılar arasında anlaşma olmadığından… 3. Sulh Hukuk mahkemesinin 1997/1568 E 1998/517 K ilamıyla satış ve ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir.Daha sonra… 5. İcra Dairesinin 1998/4 izaleyi şuuyu dosyasında satışa çıkartılmış ve mirasçı … tarafından 18.12.1998 tarihinde cebri icra yoluyla satın alınmıştır. Aynı taşınmaz bu davanın davacısı olan … tarafından 07.05.1999 tarihinde resmi olarak tapuda …’dan satın alınmıştır.
Bilindiği üzere; davranışlarının, eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirebilme ve ayırt edebilme kudreti (gücü) bulunmayan bir kimsenin kendi iradesi ile hak edinebilme, borç (yükümlülük) altına girebilme ehliyetinden söz edilemez. Nitekim Medeni Kanunun “fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir “biçimindeki 9. maddesi hükmüyle hak 2012/16344-26001
elde edebilmesi, borç (yükümlülük) altına girebilmesi, fiil ehliyetine bağlamış. 10. maddesinde de, fiil ehliyetinin başlıca koşulu olarak ayırtım gücü ile ergin (reşit) olmayı kabul ederek “ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan bir ergin kişinin fiil ehliyeti vardır. “hükmünü getirmiştir. “Ayırtım gücü “eylem ve işlev ehliyeti olarak da tarif edilerek aynı yasanın 13. maddesinde “yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk yada bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes bu kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir.” denmek suretiyle açıklanmış, ayrıca ayırtım gücünü ortadan kaldıran önemli nedenlerden bazılarına değinilmiştir. Önemlerinden dolayı bu ilkeler, söz konusu yasa ile öteki yasaların çeşitli hükümlerinde de yer almışlardır.Hemen belirtmek gerekir ki, Medeni Kanununun 15. maddesinde de ifade edildiği üzere, ayırtım gücü bulunmayan kimsenin geçerli bir iradesinin bulunmaması nedeniyle, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, yapacağı işlemlere sonuç bağlanamayacağından karşı tarafın iyi niyetli olması o işlemi geçerli kılmaz. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı 11.6.1941 tarih 4/21)
… 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 1993/458 E 1996/291 K sayılı ilamında belirtildiği üzere, alınan Adli Tıp raporuna göre davalıların murisi…’ın satış akti yaptığı 11.12.1992 tarihinde hukuki işlem ehliyetini kaldıracak şekilde ruhsal rahatsızlığı olduğu gözetildiğinde, satıcı murisin hukuki işlem ehliyetinin olmaması nedeniyle yapılan satış işlemi MK’nun 15.maddesi hükmü uyarınca geçersizdir. Bu takdirde geçersiz sayılan satış işlemi nedeniyle verilen satış bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi talep edilebilir. Davacının, davalının kısıtlı olduğunu bilmemesi, iyiniyetli olması sonuca etkili değildir.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, davalıların iade yükümlülüğü sebepsiz zenginleşme hükümlerine tabi olmakla birlikte, hukuki işlem ehliyeti bulunmadığından davalıların iade sorumluluğunun kapsamı, muris Gülizar’ın iptal edilen satıştan eline geçen bir para varsa bu paradan ölüm tarihinde elinde kalan miktarla sınırlıdır. Buna göre mahkemece, hukuki işlem ehliyeti olmayan kısıt….’ın mirasçıları olan davalılara söz konusu satıştan ölüm tarihinde elinde kalıp intikal eden bir para varsa araştırılmalı bu konuda taraf delilleri toplanıp değerlendirilerek, davalıların sorumlu olacakları miktarların belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sözleşmedeki satış bedelinin dava tarihindeki ulaştığı değere göre karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2012/16344-26001
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın, temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.