YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21853
KARAR NO : 2021/1491
KARAR TARİHİ : 03.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığa yapılan gerekçeli kararın tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasının incelenmesinde; Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerini tamamlanması gerekirken; bu hususun tebliğ zarfına şerh düşülmediği, ayrıca somut olayda, muhatabın çarşıya gittiğinin tespitinin nasıl yapıldığının tebligat belgesinden anlaşılamadığı, haber verilen kişinin isminin tebligat belgesinde yer almadığı, sanığın geçici olarak adresinde bulunmadığına dair bilgisine başvurulan kişinin denetime elverişli şekilde adı ve soyadı tespit edilmediği anlaşılmakla; tebligatın usulsüz olduğunun kabulü ile sanık müdafiinin 01/01/2019 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nun 168/5. maddesinde; ”Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz.” düzenlemesinin getirildiği; bahsedilen zararın ise keşif yapılarak kurulu gücün tespiti ve buna göre kullanılması muhtemel enerjiye göre bilirkişi tarafından hesaplanacak vergili ve cezasız miktar olduğu, kanun koyucunun amacı doğrultusunda, sanığa soruşturma aşamasında bu yöntemle belirlenecek zararın miktarı, ödeme yeri ve süresi bildirildiği takdirde suça konu bedeli soruşturma aşamasında da ödeyebileceği ancak ihtarın soruşturma
aşamasında usulünce yapılmadığı gözetildiğinde kurum zararını kovuşturma safhasında gideren sanık hakkında TCK’nun 168/5. ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma koşulunun sonuçları ile benzer sonuçları doğurması nedeni ile düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nun 168/5. ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu’nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne mahkemesince GÖNDERİLMESİNE, 03.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.