Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/30217 E. 2021/1468 K. 02.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30217
KARAR NO : 2021/1468
KARAR TARİHİ : 02.02.2021

Mala zarar verme suçundan sanıklar … ve …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1 ve 62. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2017 tarihli ve 2016/1137 esas, 2017/1095 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 15/09/2020 gün ve 11117-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/10/2020 gün ve 2020/83741 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Mala zarar verme suçundan sanıklar Emre Özcan ve …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1 ve 62. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2017 tarihli ve 2016/1137 Esas, 2017/1095 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre; sanıkların mala zarar verme suçu ile birlikte işledikleri iddia olunan nitelikli hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal etmek suçlarının istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 08/02/2018 tarihli ve 2017/2769 Esas, 2018/225 sayılı kararı ile nitelikli hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal etmek suçlarından verilen hükümler yönünden “…suça konu takım elbiselerden birinin beraat eden sanık Koray Uğur KUL’un ikametinde ele geçirildiği, bu sanık hakkındada aynı suçlardan kamu davası açıldığı, kendisininde ceza tehdidi altında bulunduğu, bu nedenle kendisini savunma saiki ile diğer sanıklara suç isnat etme ve kendisini muhtemel bir cezadan kurtarma çabası içinde olabileceği, tanık olarak dinlenen babası Hüseyin KUL’unda yine oğlu olan bu sanığı koruma iç güdüsü ile hareket edebileceği, bu nedenle beyanlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığı gözetildiğinde sanıkların üzerlerine atılı hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçlarını işledikleri yönünde savunmalarının aksine, her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereği beraatlerine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,…ayrı ayrı BERAATLERİNE,” şeklinde karar verildiği anlaşılmakla, sanıkların kesin

nitelikte olması nedeniyle yasal imkansızlık nedeniyle istinaf incelemesine konu olamayan mala zarar verme suçu yönünden de üzerlerine atılı suçu işledikleri sabit olmadığından bahisle beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İnceleme konusunu oluşturan davada, her ne kadar sanıklar … ve … hakkında Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2017 tarihli ve 2016/1137 esas, 2017/1095 sayılı ilamı ile hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyet kararı verildiği, mahkumiyet hükümlerinin müdafiler tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 08/02/2018 tarihli ve 2017/2769 Esas, 2018/225 sayılı kararı ile mala zarar verme suçundan verilen cezaların kesin olması nedeniyle reddine, hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından ise beraatlerine karar verildiği, bu nedenle hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarıyla birlikte işlendiği belirtilen mala zarar verme suçundan da beraat kararı verilmesinin talep edildiği anlaşılmış ise de; kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan bu durumun ancak 5271 sayılı CMK’nın 311/1-e maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi sebebi olabileceği, kanun yararına bozma gerekçesi yapılamayacağından ve delillerin takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğünden söz edilerek kanun yararına bozma yasa yoluna başvurma olanağı da bulunmadığından, (ANKARA) 24. Asliye Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 21/09/2017 tarihli ve 2016/1137 Esas – 2017/1095 Karar sayılı karara yönelik yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 02/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.