YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/15759
KARAR NO : 2019/5240
KARAR TARİHİ : 20.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının nüfus kayıtlarında kızı görünen davalı …’ın annesi olmadığını ileri sürerek nüfus kayıtlarının düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, hüküm Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 05.06.2012 tarihli ve 2012/5983-6991 sayılı kararı ile DNA testi yaptırılmadan davanın kabulünün doğru görülmediğinden bahisle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yargılama yapılmış fakat davalı …’nın kan vermekten kaçındığı, yurt dışında yaşaması nedeniyle yapılan adli yazışmalardan sonuç elde edilemediği, bozma öncesi katıldığı duruşmada davayı kabul ettiğini beyan ettiği gerekçeleriyle DNA araştırması yapılmaksızın davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava nüfus kayıtlarının anne adı yönünden düzeltilmesi istemine ilişkindir. Kamu düzeni ile yakından ilgili olan nüfus kayıtlarının düzeltilmesi istemine ilişkin davalarda, Türk Medeni Kanunu’nun 284. maddesinde belirtilen koşullar saklı kalmak kaydıyla, Hukuk Muhakemeleri Kanunu uygulanır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 292/1. maddesinde, uyuşmazlığın çözümü bakımından zorunlu ve bilimsel verilere uygun olmak ve ayrıca … yönünden bir tehlike oluşturmamak şartıyla, herkesin soybağının tespiti amacıyla vücudundan kan veya doku alınmasına katlanmak zorunda olduğu, haklı bir sebep olmaksızın bu zorunluluğa uyulmaması halinde hâkimin incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar vereceği hükmü bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davalı …’ın Avusturya Devletinde yaşaması ve DNA incelemesi için icabet etmemesi üzerine mahkemece davanın kabul edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, mahkemece Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyulmuş ancak bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiş, davacı …’nin davalı …’ın annesi olup olmadığı hususu kesin olarak aydınlatılamamıştır.
UYAP ortamında re’sen alınan davalı …’a ait nüfus kayıt örneğinin incelenmesinden, davalının yurt içinde sabit ikametgah adresinin olduğu ve mahkemece bu adreste davalı …’nın temin edilmesi bakımından araştırma yaptırılmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre, mahkemece yapılacak iş; HMK’nin 292/1. maddesi hükmü uyarınca davalı …’ın Türkiye’ye geliş gidiş tarihleri de takip edilerek temin edilmesi, somut olaydaki iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılması ve alınacak raporun değerlendirilmesi, Türkiye’ye hiç gelmediğinin tespit edilmesi halinde ise yurt dışındaki ikamet adresine meşruhatlı davetiye çıkartılması, oluşacak duruma göre bir karar verilmesidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 20.05.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.