YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5159
KARAR NO : 2020/1438
KARAR TARİHİ : 19.02.2020
MAHKEMESİ : ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ANAMUR 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar; murisleri …’nin 22/07/2013 tarihinde alçak gerilim şebekesinin elektrik kaçağı bulunan direğe değmesi sonucu yaşamını yitirdiğini, davalı … şirketinin alçak gerilim hattının bakım ve onarımlarını yapmadığı için ölüm olayının meydana gelmesinden sorumlu olduğunu, iki çocuklu bir ailenin geçimini tek başına sağlamak zorunda olan murislerinin geliri dışında herhangi gelirleri olmadığı için desteklerini yitirdiklerini ileri sürerek; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, eş … için 10.000 TL, çocuklar … ve … için ayrı ayrı 5.000 TL olmak üzere toplam 20.000 TL maddi tazminatın ve eş … için 30.000 TL, çocuk … ve … için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 70.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; söz konusu bölgedeki bakım, onarım işlerinin ilgili sözleşme gereğince … İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti tarafından yürütüldüğünü, dava konusu olayla ilgili bir kusurun var olması durumunda sorumluluğun yüklenici firmaya ait olacağını, husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince; bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile; Davacılardan … için 187.628,49 TL , … için 32.537,42 TL, … için 29.633,91 TL olmak üzere toplam 249.799,82 TL maddi tazminatın, Davacılardan … için 20.000,00 TL, … için 15.000,00 Tl , … için 15.000,00TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın 22/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bu hususta fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davalının bilirkişi raporuna göre her iki kusur seçeneğinde de gerçekleşen kazadan sorumlu olduğu ve yine desteğin kusurunun %10 olduğu dikkate alındığında, oluşan zarardan davalının %90 oranında sorumlu olduğu, dava konusu olay nedeniyle iş kazası bildiriminde bulunulmadığı ve manevi tazminatın uygun olduğu belirtilerek sair istinaf talepleri reddedilmek suretiyle; davacı eşe ilişkin destekten yoksun kalma tazminatı yönünde evlenme ihtimali indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne; davacılardan … için 174.494,49 TL, … için 32.537,42 TL, … için 29.633,91 TL olmak üzere toplam 236.665,82 TL maddi tazminatın ve davacılardan … için 20.000,00 TL, … için 15.000,00 Tl, … için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın 22/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bu hususta fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı tarafın vekalet ücreti yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
HMK’nın 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre; davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini taraflarının haklılık oranına göre paylaştırır.
Davacı … yönünden 187.628,49 TL maddi tazminata yönelik istemin kısmen kabul edilmesine rağmen; yukarıda açıklanan kanun hükmüne aykırı olarak, reddedilen kısım üzerinden davalı lehine yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının düzeltilerek onanması, HMK’nın 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına “5-b)Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden; tarife uyarınca maddi tazminat yönünden hesaplanan 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, bendinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilmesine ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca, davalı yararına düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 19/02/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.