YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/11581
KARAR NO : 2019/7784
KARAR TARİHİ : 19.09.2019
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 15.10.2018 tarihli ve 2015/11605 Esas, 2018/295 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davacı üçüncü kişi vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, 07.02.2014 tarihinde haczedilen menkullerin davacıya ait olduğunu, müvekkili şirketin borçluyla ilgisinin bulunmadığını, takip dosyasında da taraf olmadığını ileri sürerek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, …’ın borçlu şirketin eski ortaklarından olduğunu, … ile davacının İTO’da kayıtlı sabit telefon numarasının aynı olduğunu, haciz sırasında otomobilinin haciz mahallinde olduğunu, müvekkilinin alacağının kıdem tazminatı alacağı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı borçlu vekili, davacı şirketle müvekkilinin bağlantısının olmadığını, yapılan haczin hukuka aykırı olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, davacı şirketin 18/07/2013 tarihinde kurulduğu, firma yetkilisinin beyanına göre haciz tarihinden 6-7 ay kadar önce haciz mahalline taşındığı,borçlu şirketin eski ortaklarından olan … ile davacı şirketin İTO kayıtlarına göre aynı sabit telefon numarasını kullanmakta oldukları, faaliyet alanlarının aynı olduğu, borçlu şirketin mevcut ortaklarından …’ın ortağı bulunduğu … Tekstil ünvanlı firmanın başka bir icra dosyası nedeniyle davacı şirketin haciz adresine gidildiğinde aracının haciz mahalli önünde görüldüğü, davacının borçlu şirkette çalışmakta olduğu dönemde ekonomik olarak zorluk yaşadıklarından çalışmasına Dünya Takım Elbise firmasında devam edebileceği teklifinin getirildiğini beyan ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, borçlu ve üçüncü kişi tarafından alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlemler yapıldığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi bakımından, davacı 3. kişi vekili tarafından ise davanın esası bakımından temyiz edilmesi üzerine,hüküm Dairemizin 2015/11605 Esas, 2018/295 Karar ve 15/01/2018 tarihli ilamı ile alacaklı vekilinin tazminat istemine ilişkin olarak olumlu olumsuz karar verilmediği gerekçesi ile kısmen bozulmuştur.
Daire ilamına karşı davacı üçüncü kişi vekilinin karar düzeltme talebi üzerine dosya yeniden incelenmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dava konusu haczin üçüncü kişinin ticaret sicilde kayıtlı iş yeri adresinde yapıldığına,borçluya ödeme emri tebliğ edilen veya dayanak senette yer alan adreste yapılmadığına, haciz mahallinde borçluya ait herhangi bir belge bulunmadığına göre, mülkiyet karinesi davacı üçüncü kişi lehine olup mülkiyet karinesinin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir.
Davalı alacaklı karinenin aksini ispatlamak için delil olarak; borçlu şirketin eski ortaklarından olan … ile davacı şirketin İTO kayıtlarına göre aynı sabit telefon numarasını kullanmalarına ve borçlu şirketin mevcut ortaklarından …’ın ortağı bulunduğu … Tekstil ünvanlı firmanın başka bir icra dosyası nedeniyle davacı şirketin haciz adresine gidildiğinde aracının haciz mahalli önünde görülmesine dayanmış ise de bu hususlar tek başına karinenin aksini ispata yeterli değildir.
O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın kabulü yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile reddine yönelik hüküm kurulmasının doğru olmadığı, hüküm bu nedenlerle bozulması gerektiğinden, kara düzeltme talebinin kabulüne karar vermek gerkemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile 2015/11605 Esas, 2018/295 Karar ve 15/01/2018 tarihli bozma ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı değişik gerekçe ile İİK’nin 366 ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine 19/9/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.