YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6823
KARAR NO : 2021/4690
KARAR TARİHİ : 22.03.2021
Kasten basit yaralama suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2017 tarihli ve 2015/943 Esas, 2017/715 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 14.01.2021 tarihli ve 2020/18786 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.02.2021 tarihli ve 2021/10974 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin 5. fıkrasında yer alan “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.” şeklindeki düzenleme karşısında, … 30. Asliye Ceza Mahkemesince verilen karar tarihi itibariyle sanığın adli sicil kaydı bulunmadığı gibi, sanık hakkında evvelce verilmiş ve kesinleşmiş bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının da olmadığı, kaldı ki sanığın 01/04/2016 tarihli oturumunda alınan beyanında da hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep etiği anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin engel durumu bulunmayan sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususu tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sabıkasız olan sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231/6. maddesinde yer alan diğer koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, CMK’nin 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılmasında isabet görülmemiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; … 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2017 tarihli ve 2015/943 Esas, 2017/715 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.