Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2019/327 E. 2021/967 K. 23.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/327
KARAR NO : 2021/967
KARAR TARİHİ : 23.02.2021

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mirasbırakanlar…’nün maliki olduğu 330 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki 8 nolu bağımsız bölümünü satış göstermek suretiyle davalı kızına temlik ettiğini, yapılan işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, çekişme konusu taşınmazı 1977 yılında üçüncü kişiden satın aldığını, 1988 yılında eşinin yanına Arjantin’ e gitmesinin gerektiğini, bu sırada imar avantajı nedeniyle apartmanın müteahhide verilmesinin gündeme geldiğini, gerekli işlemlerin daha kolay takip edilmesi için 1988 yılının Nisan ayında taşınmazını murise devrettiğini, Eylül ayında da Arjantin’ e gittiğini, 2002 yılında ülkeye döndüğünü, o sırada muris annesinin 75 yaşında olduğunu ve taşınmazını kendisine iade etmek istediğini, 01/11/2002 tarihinde taşınmazını annesi muristen geri aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davalı tarafından 1977 yılında kendi kazancı ile satın alındığı, 1988 yılında Arjantin ülkesine eşi ile birlikte çalışmak amaçlı giderken binanın eski olması sebebiyle yıkılması ve yeniden yapılma ihtimaline binaen emanet olarak tapusunun annesine devredildiği, 2002 yılında babalarının ölümünden sonra anne tarafından emanet olarak alınan söz konusu dairenin tekrar kızına iade edildiği, yapılan bu tapu işlemleri nedeniyle tarafların iradelerini sakatlayan herhangi bir muvazaalı işlem olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı istinaf talebinde bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, muris ile davalı kızı arasında yapılan satış işleminin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapılan gizli bağış niteliğinde olmadığı, murisin emanetçi olduğu, kızına ait taşınmazı gerçek sahibine iade ettiği, bununla birlikte dava tarihi itibarıyla taşınmazın 1/2 hissesinin değerinin 550.000,00 TL olduğu, davacının harç tamamlama işlemi yaptığı, mahkemenin bu bedel üzerinden AAÜT’e göre hesaplanan 35.950,00 TL davalı lehine vekalet ücretine hükmetmesinin gerektiği, ayrıca fazla yatırılan harcın iadesi yönünde hüküm kurması gerektiği gerekçesi ile davacının istinaf talebinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalının istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, davanın reddine, 35.950 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 23.02.2021 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat … ile temyiz edilen davalı vekili Avukat … geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle temlikin mal kaçırma amaçlı olduğu iddiasının davacı tarafından TMK’nın 6. ve HMK’nın 190. maddesi çerçevesinde usulünce ispatlanamamış olması ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 24.11.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 3.050.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin ve aşağıda yazılı 23.40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 23/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.