Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/6443 E. 2021/1653 K. 04.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6443
KARAR NO : 2021/1653
KARAR TARİHİ : 04.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM : Beraat

Gereği görüşülüp düşünüldü:
5237 sayılı TCK.nın 268/1. maddesinde düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur.
Somut olayda sanığın kız kaçırması nedeniyle Antalya ili Muratpaşa ilçesinde bulunan otelde konaklayacağı sırada ağabeyi olan …’ya ait kimlik bilgilerini verdiği aynı gece saat 02.00’da polislerin …’nın yakalaması olduğu için otele gelerek sanığı karakola götürdüğü, sanığın alınan ifadesinde ağabeyi yerine mahkemede beyanda bulunduğunu belirttiği ancak sanığın mağdura ait kimlik bilgilerini hangi olayda nasıl kullanıldığına ilişkin dosya kapsamında her hangi bir belge olmadığının anlaşılması karşısında, sanığın ağabeyine ait kimlik bilgilerine istinaden düzenlenen evraklar getirtilerek tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;
CMK.nın 193/2. maddesi uyarınca fiilin suç oluşturmaması veya suçun yasal unsurlarının gerçekleşmemesi nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında, sanığın ifadesinin sonuca etkili olduğu, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda sanığın sorgusu yapılıp savunması saptanmadan beraat kararı verilemeyeceği gözetilmeksizin, usulüne uygun biçimde savunması alınarak ve deliller toplanıp değerlendirmesi de yapılarak sonucuna göre hukuki durumun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.02.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.