YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6804
KARAR NO : 2021/4694
KARAR TARİHİ : 22.03.2021
Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-b, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Ardahan Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2020 tarihli ve 2018/634 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, 5271 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesinin “d” bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş” ibaresinin aynı bentte yer alan basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı olduğundan bahisle iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre lehe olan hükümlerin uygulanmasına yönelik Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan uyarlama talebinin, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanamayacağı sebebiyle reddine dair Ardahan Asliye Ceza Mahkemesinin 02.10.2020 tarihli ve 2018/634 Esas, 2020/39 Karar sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası dosyanın basit yargılama usulü yönünden değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Ardahan Ağır Ceza Mahkemesinin 16.10.2020 tarihli ve 2020/323 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 30.12.2020 tarihli ve 2020/18837 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2021 tarihli ve 2021/6588 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Kanun’un 251. maddesinde, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir” şeklindeki,
Geçici 5. maddesinde yer alan, “(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanun’la; …c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 01.01.2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklindeki düzenlemeler ile,
Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş,…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, Somut dosya kapsamında, sanığın mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunu’nun 251. maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi olduğu, kararın 30.01.2020 tarihinde verildiği, Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 sayılı kararının 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasası’nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetildiğinde, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İncelenen dosyada; sanığın yargılama konusu eylemi, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin ise de, sanık hakkında Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 2018/512 numaralı iddianame ile sanığın TCK’nin 106/2-c, 43/2. maddelerinden de cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
5271 sayılı CMK’nin 251/8. maddesinin “Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.” şeklindeki hükmü karşısında, sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanması mümkün bulunmamaktadır. Böylece, itirazın reddi yerine kabulüne karar veren mercii kararında isabet görülmemiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Ardahan Ağır Ceza Mahkemesinin 16.10.2020 tarihli ve 2020/323 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.