YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30223
KARAR NO : 2021/1471
KARAR TARİHİ : 02.02.2021
Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-b, 35/1, 31/3. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Muradiye Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2012 tarihli ve 2011/83 esas, 2012/192 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 17/09/2020 gün ve 8709-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/10/2020 gün ve 2020/85978 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Nitelikli hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-b, 35/1, 31/3. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Muradiye Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2012 tarihli ve 2011/83 esas, 2012/192 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, suçun işlendiği tarih itibarıyla 18 yaşını ikmal etmeyen ve adli sicil kaydına göre, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Suça sürüklenen çocuk …’in Muradiye Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2012 tarihli ve 2011/83 esas ve 2012/192 karar sayılı kararıyla TCK’nın 142/2-b, 35 ve 31/3. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın suça sürüklenen çocuk tarafından temyiz edilmesi nedeniyle;
Dairemizin 11/12/2017 tarih, 2015/16409 esas ve 2017/13398 karar sayılı kararıyla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen hükmün, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği ancak tebligat adresinin sanığın kovuşturma aşamasında belirttiği adresinden farklı bir adres olduğu, sanığın, gerekçeli karara yönelik 04.03.2015 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu anlaşılmakla sanığın temyiz talebinin reddine dair 05.03.2015 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA karar verildiği, bu şekilde suça sürüklenen çocuk hakkında verilen kararın temyiz edilerek kesinleşmesi nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 309/1. maddesine göre; Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararlar hakkında kanun yararına bozma yasa yoluna gidilebileceği anlaşıldığından; (MURADİYE) Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 19/09/2012 tarihli ve 2011/83 Esas-2012/192 Karar sayılı karara yönelik yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 02/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.