YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30218
KARAR NO : 2021/1470
KARAR TARİHİ : 02.02.2021
Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 142/1-e, 31/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 6. Çocuk Mahkemesinin 06/11/2014 tarihli ve 2013/1157 esas, 2014/535 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 10/09/2020 gün ve 12319-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/10/2020 gün ve 2020/81628 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Nitelikli hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’un 142/1-e, 31/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 6. Çocuk Mahkemesinin 06/11/2014 tarihli ve 2013/1157 Esas, 2014/535 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre;
1-Hüküm tarihinde aynı yargı çevresindeki Maltepe Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan tutuklu olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa, duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 06/11/2014 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, suça sürüklenen çocuğun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanmasında,
2-Kayden 28/04/1998 doğumlu olup, suçun işlendiği 16/10/2013 tarihinde 15-18 yaş aralığında olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan cezada, 5237 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği halde, aynı Kanun’un 31/2 maddesi uygulanmak suretiyle 1/2 oranında indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmesinde;
3-Dosya kapsamında bulunan adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesinde yer alan daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki düzenleme uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk …’ın yokluğunda ancak haberdar olmadığı müdafinin yüzüne karşı verilen İstanbul Anadolu 6. Çocuk Mahkemesinin 06.11.2014 tarihli kararının cezaevinde olan suça sürüklenen çocuğa 5271 sayılı CMK’nın 35/son maddesi uyarınca kendisine okunup anlatılmadan tebliğ edilmesi nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu ve gerekçeli karar tebliği işlemi geçersiz olduğundan hükmün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, İstanbul Anadolu 6. Çocuk Mahkemesinin 06.11.2014 tarihli kararının suça sürüklenen çocuk …’a tebliğ edilip, usulüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, (İSTANBUL ANADOLU) 6. Çocuk Mahkemesinden verilen 06.11.2014 tarihli ve 2013/1157 Esas – 2014/535 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 02/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.