YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/34
KARAR NO : 2020/5353
KARAR TARİHİ : 22.10.2020
MAHKEMESİ:… BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;Davacı, dava konusu 2520 ada 16 parsel (yeni 49 parsel) sayılı taşınmazda adına kayıtlı 1/8 payın devri karşılığında taşınmaza yapılacak binadan bir daire verileceği söylenmek suretiyle davalı kardeşi … tarafından kandırılarak hileli şekilde alınan vekaletnameye istinaden anılan payının davalı vekil … tarafından davalı …’a satış yoluyla devredildiğini, herhangi bir daire verilmediği gibi satış bedeli de ödenmediğini ileri sürerek çekişme konusu 1/8 payının tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmadığı taktirde payının güncel değerinin yasal faiziyle birlikte davalı vekil … ’den tahsilini istemiştir.Davalılar, tarafların satış konusunda anlaşmaları üzerine davalı …’ın davacıya 50.000 TL satış bedeli ödediğini, kardeş oldukları için ödemeye ilişkin belge alınmadığını, davacının tapudaki işlemlerle ilgilenmek istememesi üzerine diğer davalı … adına vekaletname verdiğini, davalı …’in iyilik yapmak için sadece vekillik görevini yerine getirdiğini, satıştan bir süre sonra davacının pişmanlık duyduğunu dile getirdiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk derece mahkemesince, pay devri konusunda tarafların iradelerinin uyuştuğu, hileyle vekaletname alınmasının söz konusu olmayıp, vekalet görevinin kötüye kullanılmasından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafından istinafı üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, uyuşmazlığın satış bedelinden kaynaklı olup, davalı tarafa yemin delilinin hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; gönderme kararı üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, pay devri konusunda tarafların iradelerinin uyuştuğu, hileyle vekaletname alınmasının söz konusu olmadığı, ancak davalı vekil tarafından satış bedelinin davacıya ödediğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle bedelin davalı vekil … ’den tahsiline karar verilmiş; anılan kararın davalı tarafça istinafı üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, davalı yanın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Karar, davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olup, duruşma isteğinin değerden reddine karar verilerek, Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp , düşünüldü.
-KARAR-
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde bedel isteğine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince iptal tescil isteğinin reddine, bedelin davalı vekilden tahsiline karar verilmiş; anılan kararın davalılar vekili tarafından istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yazılı şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalılar vekilinin bu yöne ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine.Davalılar vekilinin istinaf harcına ilişkin temyiz itirazına gelince; Hemen belirtilmelidir ki, harç kamu düzeni ile ilgili olup temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re’sen gözetilmesi gereken hususlardandır.Somut olayda, ilk derece mahkemesi kararı istinaf edilirken davalılar vekili tarafından 35,90 TL maktu istinaf karar harcı yatırılmış, ilk derece mahkemesinin muhtırası üzerine 25.07.2018 tarihinde 4.721 TL nispi istinaf karar harcı yatırılmıştır. Bölge adliye mahkemesince, davalı tarafın istinaf başvurusu esastan reddedildiğine göre alınması gereken 4.756,51 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 35,90 TL maktu ve 4.721 TL nispi istinaf karar harcının mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 0.39 TL istinaf karar harcının davalı tarafa iadesine karar verilmesi gerekirken, alınması gereken 4.756,51 TL istinaf harcından peşin alınan 35,90 TL maktu ve 421,00 TL nispi istinaf karar harçlarının düşülerek bakiye 4.299,61 TL harcın davalı taraftan alınarak Hazineye irat kaydına karar verilmesi doğru değildir. Ne var ki, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; temyize konu … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 07.11.2018 tarih 2018/1702 Esas 2018/1472 Karar sayılı kararının hüküm kısmının 2. fıkrasında yazılı “Harçlar Kanununa göre alınması gereken 4.756,51-TL istinaf harcından peşin alınan 421,00 TL nispi 35,90-TL maktu istinaf karar harçlarının mahsubu ile bakiye 4.299,61-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine 2. fıkra olarak “ Harçlar Kanununa göre alınması gereken 4.756,51 TL nispi istinaf karar harcından 35,90 TL ve 4.721 TL miktarındaki peşin harçların mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 0.39 TL istinaf karar harcının davalı tarafa iadesine” cümlesinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle 6100 sayılı HMK’nin 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.