Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/1864 E. 2021/2524 K. 25.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1864
KARAR NO : 2021/2524
KARAR TARİHİ : 25.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Adli tıp kriterlerine göre kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını etkileme derecelerinin hafif (1. derece), orta (2 ve 3. derece) ve ağır (4, 5 ve 6. derece) olarak sınıflandırılması, katılan hakkında Mustafakemalpaşa İlçe Devlet Hastanesince tanzim olunan ve hükme esas alındığı anlaşılan 05.04.2016 tarihli adli muayene raporunda, mağdurun burun kemiğindeki kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin skorlama yapılmaksızın orta derecede olduğunun belirtilmesi karşısında; söz konusu raporun adli tıp kriterlerine uygun olmadığı gözetilerek, mağdura ait tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile geçici ve kesin raporlarının temini ile katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirtilen tüm kriterleri kapsayan ve mevcut kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etki derecesinin de tespiti hususunda, en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğünden rapor temini ile suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, yetersiz rapora istinaden, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen temel cezada aynı Kanun’un 87/3. maddesi uyarınca (1/6) oranında arttırım yapılmak suretiyle hüküm tesisi,
2) Suça sürüklenen çocuğun fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış ve adli sicil kaydına göre daha önceden hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması nedeniyle hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 50/3. maddesi gereğince, TCK’nin 50/2. maddesi dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK’nin 50/1. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlardan adli para cezası dışındaki tedbirlerden birisine çevrilmesinde zorunluluk olduğunun gözetilmemesi,
3) Suç tarihinde 15-18 yaş arasında bulunan suça sürüklenen çocuk bakımından 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4) Suça sürüklenen çocuk aleyhine hükmedilen yargılama gideri miktarının 6183 sayılı Kanun’un 106. maddesindeki terkin sınırları içinde kalması nedeniyle, bu giderin 6352 sayılı Kanun’un 100. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 324/4. maddesi uyarınca Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 25.02.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.