YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16488
KARAR NO : 2020/3003
KARAR TARİHİ : 04.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
KARAR
Dava muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamından davalılardan …, …, … ve …’a Mahkemenin gerekçeli kararının Tebligat Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca tebliğ edildiği anlaşılmakta olup anılan davalılara gerekçeli kararın ilanen tebliği usulsüzdür.
11.01.2011 tarihli ve 6099 sayılı Kanun ile Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine eklenen 2. fıkrası, bilinen son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligatın da buraya yapılacağı hükme bağlanmıştır. Tebligat Yönetmeliği hükümleri uyarınca kendisine tebligat yapılamayan, tebliğ memuru tarafından adresi tespit edilemeyen, adres kayıt sisteminde de yerleşim yeri adresi bulunmayan kişinin adresinin tespiti için tebligatı çıkaran merci tarafından adres araştırmasının yapılacağı belirtilmiştir. (Teb. Yön. mad. 48/1) Tebligatı çıkaran merci, muhatabın adresini öncelikle resmi veya özel kurum ve dairelerden, bunlardan sonuç alınamadığı takdirde kolluk vasıtasıyla araştırabilir ve tespit ettirebilir. Yapılan araştırmalara rağmen muhatabın adresinin tespit edilememesi halinde adres meçhul sayılır.(Teb. Yön. mad. 48/2). Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır. (Teb. Yön. mad. 48/3) İlanen tebligat, bu maddedeki usuller izlendikten sonra başvurulacak son çaredir (Teb. Yön. mad. 48/4)
Somut olayda dosya içeriğinden gerekçeli kararın kendilerine ilanen tebliğ edildiği davalılar olan …, …, … ve …’ın bilinen adreslerine Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre çıkarılan ve gerekçeli karar içeren tebligatların adres mahallerine dağıtım yapılamadığından bahisle hiç ulaştırılmadan dava dosyasına bila ikmal döndüğü anlaşılmakta ve yerel mahkemenin bunun üzerine anılan davalılara gerekçeli kararı Tebligat Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca ilanen tebliği yoluna gittiği görülmekte olup yukarıda açıklanan Tebligat Kanunu ve Tebligat Yönetmeliği hükümleri uyarınca anılan davalılara gerekçeli kararın ilanen tebliği usulsüzdür. Bu nedenle anılan davalıların dosyada bulunan ve gerekçeli kararın tebliğe çıkarılması aşamasından önce, diğer usuli işlemlerin usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olduğu ve bilinen son adreslerine gerekçeli kararların tebliğe çıkarılması, tebliğ edilememesi halinde tebligat yapılamayan davalı ya da davalıların adres kayıt sistemindeki adreslerine Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi uyarınca tebliğ yoluna gidilmesi, yapılamadığı takdirde 21/2. maddesi uyarınca tebliğ yoluna gidilmesi, şayet ilgili davalı ya da davalıların adres kayıt sisteminde kayıtlı adresleri mevcut değilse ilgili kurum ve kuruluşlar ile ilgili kolluk vasıtasıyla tespit edilecek adreslerine tebligat çıkarılması eğer ilgili kurum ve kuruluşlarda kayıtlı adres bulunamaması ve kollukça yapılan adres araştırması neticesinde de tebliğe yarar adres tespit edilememesi halinde bu defa son çare ve aşama olarak Tebligat Kanunu’nun 28. maddesine göre anılan davalılara gerekçeli kararın ilanen tebliği yoluna gidilmesi gerekmektedir. Bu nedenle adı geçen davalılara 7201 Sayılı Tebligat Kanunu uyarınca ve az yukarıda açıklandığı biçimde yöntemine uygun olarak tebliğ eksikliğinin giderilerek usulüne uygun gerekçeli karar tebliğlerinden sonra temyiz süresinin beklenilmesi, ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderilmesi için Yerel Mahkemeye GERİ ÇEVRİLMESİNE, 04.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.