Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/4990 E. 2021/7604 K. 06.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4990
KARAR NO : 2021/7604
KARAR TARİHİ : 06.04.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1) Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihinde 12-15 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuğun şikayetçi …’nin ikametinin eklentisi niteliğindeki kömürlüğüne gece hırsızlık amacıyla girmesi şeklindeki eylemine uyan, 5237 sayılı TCK’nın 116/1, 116/4, 31/2 maddelerinde tanımlanan konut dokunulmazlığını bozma suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan (hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle 1 yıl 10 ay 25 günlük durma süresi de çıkartıldığında) 6 yıllık zamanaşımının, 26.05.2012 suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
2) Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a) Suça sürüklenen çocuğun şikayetçi …’nin ikametinin eklentisinden çaldığı güvercinlerin toplam değerinin 60,00 TL olduğunun anlaşılması karşısında, Mahkemenin 14.06.2016 tarihli kararından sonraki Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09/05/2017 tarihli ve 2015/13-156 Esas, 2017/256 Karar sayılı kararı karşısında ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun anılan ilamından sonraki Dairemizin uyum gösteren kararlarının da bu yönde olduğu nazara alındığında suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
b) 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması gerekli olduğu halde, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
c) Suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143 maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 4 ay hapis cezasından yaş küçüklüğü nedeniyle 31/2 maddesi nedeniyle 1/2 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu 1 yıl 2 ay yerine 1 yıl 1 ay hapis cezasına, bu cezanın aynı Kanun’un 168/1 maddesi gereğince 2/3 oranında indirilmesi sırasında 4 ay 20 gün yerine 4 ay 10 gün hapis cezasına, bu cezanın aynı Kanun’un 62 maddesi gereğince 1/6 oranında indirilmesi sırasında 3 ay 26 gün yerine 3 ay 18 gün hapis cezasına, bu ceza günlüğü 20,00 TL olmak üzere adli para cezasına çevrilirken 2.320,00 TL yerine 2.160,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 06.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.