YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10006
KARAR NO : 2021/1993
KARAR TARİHİ : 09.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’ın yokluğunda verilen kararın, bilinen en son adresine gönderildiği, ancak bu adresten iade gelmesi üzerine, sanığın o tarihte MERNİS adresi olmasına rağmen mahkemece aynı adrese tekrar 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, ancak yapılan tebligatın geçersiz olduğu anlaşılmakla, sanığın öğrenme üzerine 08.07.2019 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I-Sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme, sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi …’nın gerekçeli kararın tebliği üzerine kamu malına zarar verme suçu yönünden kurulan hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMK’nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-TCK’nın 265. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme ve aynı Kanun’un 152/1-a. maddesinde düzenlenen kamu malına zarar verme suçlarının yaptırımının hapis cezası olduğu, anılan maddelerde seçenek yaptırım öngörülmediği halde, kurulan hükümlerde hapis cezasının tercih edildiği belirtilerek, dosya ve kanunla uyumlu olmayan gerekçe ile de TCK’nın 50/2. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eyleminin müştekilere karşı zincirleme şekilde gerçekleştiği bu sebeple sanık hakkında TCK’nın 43/1. maddesi gereğince cezasında arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Şikayetçi kurumun kamu malına zarar verme suçu yönünden, duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK’nın 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
4-Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükümde uygulama maddesinin TCK’nın 152/1-a. maddesi yerine 265/1 maddesi olarak hatalı yazılması,
5-Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan, zarar karşılanmadığından koşulları oluşmadığı halde, sanık hakkında kurulan hükümde TCK’nın 168/1. maddesi uygulanarak sanığa eksik ceza tayin edilmesi,
6- Sanık hakkında kamu malına zarar verme ve ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlerde, 5237 sayılı TCK’nın 50/1. maddesi gereğince sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınıp, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, TCK’nın 50. maddesindeki seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, “sanığın tekerrüre esas sabıkası olduğundan verilen hapis cezası TCK’nın 50. maddesi gereğince seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında TCK’nın 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, şikayetçi kurum vekili, sanık … ve o yer ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 09/02/2021gününde oybirliğiyle karar verildi. Başkan