Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/30216 E. 2021/1465 K. 02.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30216
KARAR NO : 2021/1465
KARAR TARİHİ : 02.02.2021

Hırsızlık suçundan sanıklar … ve …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e ( 2 kez), 143/1 (2 kez), 146/1 (2 kez), 31/3 ve 62. (2 kez) maddeleri gereğince 10 ay 25 gün hapis ve 7 ay 6 gün hapis cezaları ile cezalandırılmalarına, cezalarının anılan Kanun’un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine ilişkin Sorgun Asliye Ceza Mahkemesinin 30/12/2008 tarihli ve 2006/377 Esas, 2008/223 Karar sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 10/09/2020 gün ve 3773-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/10/2020 gün ve 2020/81722 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Hırsızlık suçundan sanıklar … ve Sinan Çalışkan’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e ( 2 kez), 143/1 (2 kez), 146/1 (2 kez), 31/3 ve 62. (2 kez) maddeleri gereğince 10 ay 25 gün hapis ve 7 ay 6 gün hapis cezaları ile cezalandırılmalarına, cezalarının anılan Kanun’un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine ilişkin Sorgun Asliye Ceza Mahkemesinin 30/12/2008 tarihli ve 2006/377 Esas, 2008/223 Karar sayılı kararı kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 21/05/2014 tarihli ve 2013/26188 Esas, 2014/14186 Karar sayılı ilamında, ”Olay yeri inceleme raporunda, aracın kapı ve camlarında zorlama olmadığı, düz kontak yapılmadığı, anahtarının araç üzerinde olduğunun belirtilmesi karşısında, katılandan, aracını çalındığı yere park ederken kapılarını kilitleyip kilitlemediği, kontak üzerindeki anahtarın aracın kendi anahtarı olup olmadığı, bu anahtarın araçta bırakılıp bırakılmadığı hususlarının, suça sürüklenen çocuktan soruşturma aşamasında araç kapılarının açık olduğunu söylemesine rağmen kovuşturma aşamasında çay kaşığı ile aracın kapılarını açtığını belirttiği açıklanarak oluşan çelişkinin giderilmeye çalışılması, kontak üzerinde anahtarı nasıl elde ettiğinin sorulması, bu suretle aracın nasıl çalındığı saptandıktan sonra sonucuna göre, anahtarı aracın üzerinde unutulmasından yararlanarak çalması halinde eylemin 5237 sayılı TCK’nun 141/1. maddesinde tanımlanan suçu, kapı kilidi zorlanarak açılması halinde eylemin aynı yasanın 142/1-b maddesinde tanımlanan suçun çay kaşığının anahtar gibi kullanılarak kapının açılması veya anahtar uydurularak çalınması halinde eylemin aynı yasanın 142/2-d maddesinde tanımlanan suçu oluşturacağı gözetilerek suçlardan hangisini oluşturduğununu tartışılması gerektiği, ayrıca suça konu dolmuşun “Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmaş eşya” niteliğinde olmadığı gözetilmeden, eksik kovuşturmayla yazılı biçimde karar verilmesi, belirtildiği üzere, sanıkların müştekinin bakkal dükkanı önünde kapıları açık ve anahtarı kontak üzerinde bulunan aracını hırsızlamak şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 141/1. maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden..” şeklinde belirtildiği üzere, somut olayda mahkemece sanıkların katılana ait olan araçla bir süre gezerek iade etmek amacı ile açık bulunan arka kapısından araca girerek bileklik ile çalıştırdıklarının kabul edildiğinin anlaşılması karşısında, kilitli olmayan otomobile ilişkin yapılan hırsızlığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1. maddesine uyduğu gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde ceza tayininde,
Sanık …’ın yaşının 02/04/1987 olarak düzeltildiğinin ve karara da bu şekilde yazıldığının anlaşılması karşısında; suç tarihinde 18 yaşından büyük olduğu anlaşılan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 31/3. maddesi uyarınca indirim yapılamayacağının gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Dosya kapsamına göre, sanık Sinan Çalışkan’ın yokluğunda ancak haberdar olmadığı müdafinin yüzüne karşı verilen Sorgun Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2018 tarihli kararının sanığa tebliğ edilmemesi nedeniyle hükmün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Sorgun Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2018 tarihli kararının sanık Sinan Çalışkan’a tebliğ edilip, usulüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, (SORGUN) Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 30.12.2018 tarihli ve 2006/377 Esas – 2008/223 Karar sayılı kararına yönelik sanık Sinan Çalışkan yönünden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2-a) Sanık … için; suça konu otomobil yönünden nitelik tespiti 2 aşamalı değerlendirmeyle yapılır. Birinci aşamada kapısının kilit sisteminin açık olup olmaması, kapalı ise nasıl açıldığı tespit ve değerlendirmesiyle, ikinci aşamada ise aracın çalışmasını sağlayan kontak kilit sisteminin nasıl çalıştırıldığının tespiti ile yapılmalıdır. Somut olayda; araç kapısı konusu nasıl olursa olsun aracın kontak kilit sistemi açısından, araç anahtarı araç içinde görülebilir bir yerde bırakılmadığına göre ancak TCK 142/1-b (142/2-h) ya da aynı Kanunun 142/2-d kapsamında değerlendirilebilir eylemlerle aracın çalıştırılıp çalınması mümkün olabilir.. Bu haliyle kanun yararına bozma konusu yapılan eylemin TCK 141. maddesi kapsamında kalma ihtimali olmadığından, (SORGUN) Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 30.12.2018 tarihli ve 2006/377 Esas – 2008/223 Karar sayılı kararına yönelik sanık … yönünden eylemin TCK’nın 141. maddesi kapsamı kaldığına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
b) Sanık …’ın doğum tarihinin Sorgun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/197 Esas, 2007/280 Karar ve 16/11/2007 kesinleşme tarihli kararına göre 02/04/1987 olarak düzeltildiği, suç tarihinin de 02/09/2006 olması nedeniyle sanığın suç tarihinde 18 yaşından büyük olduğunun anlaşılması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 31/3. maddesi uyarınca indirim yapılamayacak olması nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (SORGUN) Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 30.12.2018 tarihli ve 2006/377 Esas – 2008/223 Karar sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık … hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 143. maddesi 1/12 arttırım yapılarak 2 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 146. maddesi uyarınca ½ oranında indirim yapılarak 1 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 10 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, (Aleyhe sonuç doğurmamak üzere) infazın bu ceza miktarı üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına,02/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.