Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/1020 E. 2020/2791 K. 02.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1020
KARAR NO : 2020/2791
KARAR TARİHİ : 02.06.2020

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Asıl dosyada davacı-karşı davada davalı üçüncü kişi vekili, hacze konu menkullerin müvekkiline ait olduğunu, mahcuzların cebri icra yoluyla satın alındığını açıklayarak, davanın kabulü ile haczin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Asıl dosyada davalı- karşı davada davacı alacaklı vekili, asıl davanın reddi ile icra takibinin borçlu ile üçüncü kişi arasında muvazaalı bir borç ilişkisine dayalı olarak başlatıldığını, üçüncü kişinin söz konusu muvazaalı icra takibi kapsamında ihale suretiyle yapılan satışa dayanarak istihkak iddiasında bulunduğunu, mal kaçırmak maksatlı yapılan satışın İİK’nin 97/17 ve İİK’nin 277 vd. maddelerine göre iptale tabi olduğunu belirterek, satışın iptali istemli karşı dava açmıştır.
Mahkemece, asıl davanın reddine; hacze konu malların cebr-i icradan ihale sonucunda alındığının beyan edildiği, bu işlemle ilgili iptal isteminin ihalenin feshi davasında veya genel mahkemede ileri sürülmesi gerektiği, bu konuda İcra Mahkemesinin görev ve yetkisinin olmadığı kanaati ile karşı davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiş, karar alacaklı vekili tarafından sadece karşı dava açısından temyiz edilmiştir.
Asıl dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davası ile alacaklının karşı dava olarak İİK’nın 97/17. maddesi gereğince açtığı tasarrufun iptali talebine ilişkindir.
İİK’nin 277 vd. maddelerine dayalı olarak doğrudan açılan tasarrufun iptali davaları genel mahkemelerde görülür. (İİK mad.281) Ancak, üçüncü kişi hacze dayalı istihkak davası açmışsa (İİK mad.97/6-9) davalı takip alacaklısı geçici veya kesin aciz belgesi sunmak zorunda olmaksızın, bu davaya karşılık tasarrufun iptali davası açabilir. (İİK mad.97/17) Bu durumda, karşı dava olarak açılan tasarrufun iptali davası istihkak davasına bakan icra mahkemesinde incelenerek karara bağlanır.
Öte yandan, karşı dava, HMK’nin 133. maddesi gereğince cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilmek sureti ile açılır.
Somut olayda, davacı üçüncü kişi tarafından istihkak davası açılmış, davalı alacaklı vekili tarafından cevap dilekçesi ile birlikte karşı dava olarak tasarrufun iptali davası açılmıştır. Bu durumda, İİK’nin 97/ 17. maddesi gereğince tasarrufun iptali davası ile ilgili esasa ilişkin karar verilmesi ve üçüncü kişinin açtığı istihkak davasında, davanın reddine karar verildiğinden, davalı-karşı davacı alacaklı vekili tarafından açılan tasarrufun iptali davasında, başlangıçta mevcut olan hukuki yararın ortadan kalktığından bahisle tasarrufun iptali davasının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği hususu gözardı edilerek yazılı gerekçe ile karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl dosyada davalı-karşı davada davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nin 366. ve 6100 sayılı HKM’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.