Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3776 E. 2021/2267 K. 10.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3776
KARAR NO : 2021/2267
KARAR TARİHİ : 10.03.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.07.2019 tarih ve 2018/14-2019/463 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, ancak yapılan takibin davalının haksız itirazı nedeniyle durdurulduğunu, davalının takibe itiraz dilekçesinde davacı şirketten aldığı mallar nedeniyle çek teslim edildiğini, bu nedenle borcunun bulunmadığını beyan ettiğini, ancak davacı şirkete herhangi bir çekin teslim edilmediğini, bu şekilde davalı borçlunun esasen dava konusu ticari malı satın aldığını kabul ettiğini, taraflar arasında bu konuda bir muarazanın bulunmadığını, davalının borcu ödediğine ilişkin makbuz sunmadığından haksız ve yersiz itirazının iptali, likit olan ve bedelinde muaraza bulunmayan alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıya yükletilmesi ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin davacı şirkete borcunun olmadığını, davacı şirketten alınan mallar nedeniyle çeklerin verildiğini savunarak, davanın reddini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre borcu ödediğini iddia eden borçlununda ödeme iddiasını ispatla yükümlü olduğu, Adli Tıp raporuna göre davalı borçlunun ileri sürdüğü çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığından ödeme iddiasını ispatlayamadığı, dava konusu alacağın takip konusu cari hesap borcuna dayandığından likit nitelikteki olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, asıl alacağın %20’si tutarındaki icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İş bu karara karşı davalı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.046,47 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,10.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.