YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8798
KARAR NO : 2021/2592
KARAR TARİHİ : 22.02.2021
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmaması ilişkin gerekçe gösterilmiş olması karşısında tebliğnamdeki 1. nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1-5237 sayılı TCK.nın 268/1. maddesinde düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur.
Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarının şüphelisi olarak yakalanan suça sürüklenen çocuğun kolluk görevlilerine mağdur …’a ait kimlik bilgilerini verdiği ve buna istinaden tutanak ve adli rapor düzenlendiği, daha sonra gerçek kimliğinin ortaya çıktığı somut olayda suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından bir soruşturma veya kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa ilgili dosya getirilip onaylı fotokopisi denetime olanak verecek biçimde dosya arasına konulması, hırsızlık ve mala zarar verme suçları şüphesi ile hakkında işlem yapılan suça sürüklenen çocuk hakkında verilecek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı veya kesinleşen bir beraat kararı olması durumunda, işlenmiş bir suçtan söz edilemeyeceğinden TCK.nın 206/1. maddesinde yazılı suçun oluşacağı cihetle, mahkemece belirtilen araştırma yapıldıktan sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a- Dosya içerisinde ve UYAP ortamında, soruşturma aşamasına ilişkin belge ve tutanakların tamamının bulunmadığı anlaşılmakla, hükme esas alınan soruşturma belgelerinin tamamının denetime elverişli olacak şekilde aslı veya onaylı suretleri getirtilerek suça sürüklenen çocuk hakkında TCK.nın 269. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b- 5237 sayılı TCK.nın 50. maddesinin 1. fıkrasında suça sürüklenen çocuğun, kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilebileceği hükmü getirilmiş olmakla; bu hususlar irdelenmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde 5237 sayılı TCK.nın 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
c- Gerekçeli karar başlığında suç adının başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması yerine “İftira” olarak yazılması,
Yasaya aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.02.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.