YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/34530
KARAR NO : 2021/3910
KARAR TARİHİ : 01.04.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık hakkında verilen beraat hükümleri katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanığın, 2011 yılı içerisinde babaannesi Asiye Ceylan’a ait Kütahya ili Simav ilçesi Çaysimav köyünde bulunan 3250 m2’lik 393 parsel sayılı ve 12.900 m2 büyüklüğündeki 2 adet arsayı 90.000.TL karşılığında haricen katılana sattığı ve parasını aldığı, 12.900.m2’lik arsanın tapuda devrini yapmasına rağmen, 393 parsel sayılı taşınmazın devrini tapuda yapmadığı, daha sonra aslı ele geçirilemeyen söz konusu parselin katılanın üzerine devredildiğini gösteren sahte tapu senedi fotokopisini katılana verdiği, tapu müdürlüğünde katılanın yaptığı araştırmada söz konusu parselin malikinin halen sanığın babaannesi adına kayıtlı olduğunun, sanık tarafından verilen tapu senedinin sahte olduğunun tespit edildiği, bu surette sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda,
Sanığın, katılana verdiği iddia olunan tapu senedi belgesinin tamamının onaysız fotokopi olduğu, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için, yapılan sahtecilikte aldatma kabiliyetinin bulunmasının zorunlu olduğu, aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının da belge aslı üzeri üzerinde hakim tarafından yapılacak bir incelemeyle belirleneceği, söz konusu belge aslının ele geçirilememesi nedeniyle onaysız fotokopiden ibaret olan belgenin hukuki sonuç doğurmayacağının anlaşılması karşısında resmi belgede sahtecilik suçunun oluşmayacağı gerekçesine dayanan beraat hükmü ile; katılanın sanık tarafından verildiği iddia olunan sahte tapu senedinin sıhhatinin tapu müdürlüğünde araştırılmasının mümkün olduğu, sanığın katılanın denetim yükümlülüğünü ortadan kaldıran hileli bir hareketinin bulunmadığı, suça konu sahte belgenin sanık tarafından dahi oluşturulduğunun tam olarak tespit edilemediği gibi söz konusu belgenin menfaat temin edildikten sonra verildiği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun da yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın herhangi bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 01/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.