YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13658
KARAR NO : 2020/2972
KARAR TARİHİ : 04.06.2020
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Men’i Müdahale Ve Kal, Alacak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davcı vekili, 101 ada 1 parsel ve 143 ada 62 parsel sayılı taşınmaza davalının ağaç dikmek suretiyle haksız yere el attığını belirterek davalının elatmasının önlenmesine, 2007 ila 2011 yılları arasına fazlaya ilişkin haklı saklı kalmak kaydıyla ait 300,00 TL ecrimisil bedelinin tahsiline, ağaçların kal’ine, kavak ağacı söküm bedeli olan 1.550,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 143 ada 62 parsel sayılı taşınmazlarda mevcut ağaçların kadastro tespitinden sonra tarafların karşılıklı anlaşması ile dikildiği, 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman vasfında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi, ecrimisil, kal ve alacak istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 20.08.2009 tarihinde orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tespit gördüğü, tespitin Kadastro Mahkemesinin 2009/23 sayılı dosyasında itirazlı olduğu, 143 ada 62 parsel sayılı taşınmazın ise 22.09.2010 tarihinde davacı … adına tespit edildiği, tespitin Kadastro Mahkemesinin 2011/21-2011/45 sayılı dosyalarında itirazlı olduğu anlaşılmaktadır.
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 27. maddesi hükmüne göre, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine re’sen devrolunur denilmiştir.Dava konusu yer hakkında kadastro tutanağı düzenlendiğine göre elatmanın önlenmesi talebi hakkında görevsizlik kararı verilmek ve dava dosyası Kadastro Mahkemesine gönderilmek ve ecrimisil, kal, alacak talebi yönünden dosya tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmesi, Kadastro Mahkemesinin sonucunun beklenerek oluşacak duruma göre karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 04.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.