YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1696
KARAR NO : 2021/2718
KARAR TARİHİ : 22.03.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bucak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.11.2017 tarih ve 2013/117 E. – 2017/292 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 03.12.2019 tarih ve 2018/767 E- 2019/2299 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, kredi sözleşmesi nedeniyle davalı banka tarafından fazla tahsil edilen komisyon bedellerinin iadesi istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; Öztaşlar Nak. … Şti için 39.893,97 TL, davacı … Güvenlik … Şti için 25.570,04 TL, davacı CNS … Şti. için 29.300,81 TL, davacı Saydam … Şti. Için 16.324,69 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne, davacı … Nak. … Şti. için 39.893,97 TL’nin, Öztaşlar Güvenlik … Şti. için 25.570,04 TL’nin, CNS … Şti için 29.300,81 TL’nin, Saydam … Şti. için 16.324,69 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile ayrı ayrı davacılara ödenmesine karar verilmiş, işbu karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine istinaf mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, 538,94 TL’nin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
HMK’nın 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000.-TL’yi geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bu miktar, HMK’nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi itibari ile 58.800.-TL’dir. Davacı şirketlerin ayrı ayrı reddedilen netice-i talep miktarları yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır. HMK’nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, davacılar vekilinin kesin olan karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükme yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 22.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.