YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4484
KARAR NO : 2020/2852
KARAR TARİHİ : 02.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı mirasçıları tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, dava konusu 359 ada 261 parsel sayılı taşınmazdaki 6 nolu bağımsız bölümün, tarafların murisi …’e ait iken murisin 28/02/2003 tarihinde ölümü ile mirasçılarına intikal ettiğini, davalının dava konusu daireyi muris …’in vefatından beri mesken olarak kullandığını, davacıların bu daireden yararlanma isteklerinin davalı tarafından reddedildiğini belirterek, dava tarihinden geriye dönük 5 yıl için 15.555,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, babaları ölene kadar dava konusu yerin babaları ile birlikte kullanıldığını, davacıların vekil edenini intifan men etmediğini, çekilen ihtarnamenin ise 20.09.2011 tarihinde tebliğ edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, 11.266,47 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara (eşit oranda) verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı mirasçılarının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava, paydaşlar arasındaki ecrimisil isteğine ilişkindir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 6 nolu bağımsız bölümün tarafların murisi … adına tapuda kayıtlı olduğu, davalının dava konusu dairede ikamet ettiği hususunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, dava konusu yerin kullanımına ilişkin taraflar arasında murisin ölümünden beri ihtilaf olduğu, intifadan men koşulunun oluştuğu gerekçesi ile davalı aleyhine dava tarihi olan 25.10.2011 tarihinde geriye doğru 5 yıllık dönem olan 25.10.2006 tarihleri arasındaki ecrimisile hükmedilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak, Mahkemece, dosya içerisindeki muris …’nın veraset ilamında davacıların miras hisseleri olan 7/9 pay oranı üzerinden ecrimisile hükmedilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır.Şöyle ki, dosya arasına alınan nüfus kayıtlarına göre, tarafların babası …’in 10.10.2010 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, Mahkemece baba Ahmet’in ölümünden önceki ve sonraki tarihlere göre, davacıların miras paylarının hesaplanarak buna göre ecrimisil tutarları belirlenerek oluşacak sonuca göre davalı aleyhine ecrimisile hükmedilmesi gerekir iken, babanın ölüm tarihinin hesaplamada gözönüne alınmaması doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı mirasçılarının temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.