Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/4839 E. 2019/7737 K. 18.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4839
KARAR NO : 2019/7737
KARAR TARİHİ : 18.09.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı alacaklı vekili, 17.09.2015 tarihinde haczedilen menkullerin borçluya ait olduğunu, üçüncü kişinin borçlunun eski eşi olup, istihkak iddiasının alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile öne sürüldüğünü belirterek davanın kabulü ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi ve borçlu, usulüne uygun tebligata rağmen yasal süresi içerisinde cevaplarını bildirmedikleri gibi duruşmalara da katılmamışlardır.
Mahkemece; haciz esnasında borçlunun hazır olmadığı, mahcuz fındıkların üçüncü kişi elinde haczedildiği, üçüncü kişi lehine olan mülkiyet karinesinin aksinin davacı alacaklı tarafça ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklı tarafından İİK’nin 99. vd. maddesi uyarınca açılan istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Somut olayda, borçlunun takip dayanağı bonolarda yer alan adresinin ”Merkez Mah. … Yolu Üzeri… olduğu, ödeme emrinin 06.02.2009 tarihinde bu adreste oğluna tebliğ edildiği, dava konusu 15.09.2015 tarihli haczin ise .. adresinde yapıldığı, takip dosyası içerisinde yer alan 04.08.2010 tarihli nüfus kayıt örneğine göre borçlunun mernis adresinin ” Merkez Mah. … Caddesi No:277/2… olduğu, davalı üçüncü kişinin haciz esnasında, borçlunun eski eşi olduğunu, kendisi ile görüşmediğini, borçlunun bir alt katta evi olduğunu, arada bir gelip gittiğini beyan ettiği, gelinen adresin borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği mernis adresi olması nedeniyle haciz yapıldığının tutanağa geçtiği, Mahkemece 28.09.2015 tarihinde dosya içerisine alınan nüfus kayıt örneklerine göre üçüncü kişi ile borçlunun mernis adreslerinin ”… olduğu, Mahkemece borçlu ve üçüncü kişi adına dava dilekçesinin de bu adrese çıkarıldığı ve her ikisinin de bizzat tebliğ aldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda Mahkemece haciz tutanağında yer alan, “Merkez Mah. … Caddesi No:277… adresi ile “Merkez Mah. … Caddesi No:277/2… adresinin aynı adresler olup olmadığı, mahcuz fındıkların hangi katta, nerede (ev içi, balkon, bahçe, ortak alan, harman vs…) haczedildiği hususunda gerekirse haczi yapan icra memurunun katılımı ile keşif yapılmak sureti ile araştırma yapılarak, bu şekilde elde edilen bilgilerin, dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
Bu durumda, Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmaması nedeni ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenle İİK’nin 366 ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.